Cemil Tugay'dan 'Eşim Beni Boşar' Sözlerine Açıklama: Ailece Karar Aldık
Gündem

Cemil Tugay'dan 'Eşim Beni Boşar' Sözlerine Açıklama: Ailece Karar Aldık

9

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, son dönemde kamuoyunda yankı bulan ve tartışmalara neden olan 'Eşim beni boşar' şeklindeki geçmişteki beyanlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) ayrılıp Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP) geçişi sonrasında gündeme gelen bu sözler hakkında konuşan Tugay, sözlerinin bağlamından koparılarak farklı yorumlandığını savundu. Kendi ifadesiyle, bu tür bir diyalog yaşanmadığını ve AKP'ye katılma kararının kişisel bir tercih olmaktan öte, ailesinin tam desteği ve ortak kararıyla alındığını belirtti. Tugay, bu sürecin sadece kendisiyle sınırlı olmadığını, eşi, annesi ve hatta eşinin ailesinin de bu değerlendirme sürecine dahil olduğunu vurguladı.

Geçmişte, siyasi bir ihtimal olarak AKP'ye geçişi gündeme geldiğinde, Cemil Tugay'ın bu olasılığa karşı kullandığı sert ifadeler yeniden gündeme taşındı. Tugay, o dönemde yaptığı açıklamalarda, dünya görüşünün AKP'nin yönetim anlayışıyla örtüşmediğini belirterek, bu tür bir adım atması halinde annesinin kendisini evlatlıktan reddedeceğini, eşinin ise boşanma tehdidinde bulunacağını ifade etmişti. Tugay, o zamanki sözlerini şu şekilde aktardı: "Benimle bu konuyla ilgili hiçbir AK Partili temas kurmadı. Ben 59 yaşındayım. Bunca yıldır bir dünya görüşüm, hayata bakışım var. Bunları bir günde yok sayıp AK Parti'ye geçsem öncelikle yakın çevremdekiler yüzüme bakmaz. Annem 'senin evlatlıktan reddederim' dedi. Eşim 'seni boşarım' dedi. Ayrıca AK Parti'nin şimdiki yönetim anlayışıyla bir şey yapmak mümkün mü? Bu iddiaların tamamı asılsız. Biz liyakat esaslı işe alım yapıyoruz. Demokrasi ile belediyeyi yönetiyoruz. Sadece tek bir kişiye sorarak icraat yapan bir partide bunlar nasıl olabilir? Dünya görüşümüzle uyuşmaz." Bu ifadeler, AKP'ye geçişi sonrasında kendi beyanlarıyla çeliştiği şeklinde yorumlara yol açmıştı.

Ancak Tugay, son açıklamasında bu sözlerin ardındaki niyeti ve mevcut durumu netleştirdi. Kendi ifadesine göre, geçmişteki beyanlarının vurguyu güçlendirmek amacıyla yapılmış olduğunu, ancak bu kadar farklı yorumlanacağını öngörmediğini dile getirdi. Tugay, eşiyle arasında böyle bir konuşma geçmediğini, 'beni boşar mısın' veya 'seni boşarım' gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirtti. Bu ifadelerin, o günkü siyasi konjonktürde böyle bir adıma neden mümkün bakmadığını anlatmak için kullanılmış bir metafor olduğunu söyledi. Tugay, hayat arkadaşı olan eşinin onayı ve rızası olmadan böyle bir kararı almasının mümkün olmadığını vurguladı. Eşinin, kendisi kadar mantıklı, ülkesine bağlı ve şehrin durumunu iyi analiz edebilen bir insan olduğunu ekledi. Bu doğrultuda, AKP'ye geçiş kararının; eşi, annesi, aile bireyleri ve hatta eşinin ailesiyle birlikte yapılan kapsamlı bir değerlendirme sonucunda, ortaklaşa alındığını yineledi. Tugay, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini ve eşini sahneye davet ederek onurlandırmasının, eşi tarafından da büyük bir memnuniyetle karşılandığını ve unutulmaz bir anı olarak hafızalarında yer ettiğini belirtti.

Cemil Tugay, ayrıca CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, kendisine herhangi bir dosya veya video gösterildiği yönündeki iddialarını da kesin bir dille yalanladı. Bu tür baskı veya tehdit altında olmadığını, hakkında devam eden herhangi bir soruşturma veya mahkeme süreci bulunmadığını ifade etti. Tek gündemde olanın bir kurultay davası olduğunu ve bunun da tamamen bir iftira olduğunu söyledi. Kimsenin kendisine bu konuda bir bilgi vermediğini, tehdit etmediğini veya baskı uygulamadığını açıkça belirtti. Tugay, belediyede tamamen şeffaf ve temiz bir çalışma yürüttüklerini, geçmiş dönemlere ait bazı operasyonların kendisinin göreve gelmesiyle ilgisinin bulunmadığını ve bu nedenle herhangi bir endişe veya korku duymadığını sözlerine ekledi. Siyasi kariyerine yönelik eleştirilere karşılık olarak ise, öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olduğunu, gençlik yıllarında çeşitli işlerde çalışarak eğitimini kendi emeğiyle tamamladığını ve mesleki kariyerini geliştirdikten sonra siyasete atıldığını anlattı. Siyasetin amacının kariyer hırsı olmadığını, temel motivasyonunun İzmir'e ve ülkesine hizmet etmek olduğunu vurguladı. Ayrıca, İzmir Körfezi'ndeki kirlilik ve koku sorununa değinen Tugay, bu sorunun kendisinden önceki dönemlere ait olduğunu ve göreve geldiklerinde bu konuda iyileştirme çalışmaları başlattıklarını, bu yıl önceki yıllara göre koku sorununun azaldığını belirtti. Sorunun yapısal ve uzun yıllara dayandığını, kalıcı çözüm için merkezi hükümetin desteğiyle kapsamlı yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Belediye hizmetlerinde herhangi bir geriye gidiş olmayacağını, önceliğinin İzmir'e en iyi hizmeti sunmak olduğunu sözlerine ekledi.

Paylaş

İlgili Haberler