CHP Kurultayı'na İlişkin 'Mutlak Butlan' Kararı Sonrası Mansur Yavaş'tan Dikkat Çeken Açıklama
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin verilen 'mutlak butlan' kararının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Yavaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede, bu kararın Türkiye'de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl bir baskı altına alındığının en net göstergelerinden biri olduğunu vurguladı. Bu tür kararların, siyasi partileri zayıflatma ve bölme amacı güttüğünü belirten Yavaş, asıl amacın ana muhalefeti etkisiz hale getirmek olduğunu dile getirdi.
Yavaş'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ve vahim noktalardan biri, henüz ceza davaları sonuçlanmamışken bir mahkemenin 'seçime hile karıştırıldığı' yönünde bir kanaat oluşturmasıydı. Başkan Yavaş, bu durumun bir ceza mahkemesinin yetkisini gasp etmek anlamına geldiğini ifade etti. Hukuk devletinde hiçbir kurumun, kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemeyeceğini hatırlatan Yavaş, Anayasa'nın 79. maddesine atıfta bulunarak seçimlerin yönetim ve denetiminin yalnızca Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) yetkisinde olduğunu ve YSK kararlarının kesin olduğunu hatırlattı. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetki alanlarının da bu sınırlar içinde belirlendiğini ve aşılamayacağını belirtti.
Hukuk devletinde hiçbir kararın yok sayılamayacağını kabul eden Mansur Yavaş, ancak hukuki süreçlerin siyasi partileri zayıflatma, bölme veya tasfiye etme aracı olarak kullanılamayacağını sert bir dille ifade etti. Bu kararın temel amacının, Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendi içinde bir tartışma ortamına sürüklemek, parti içindeki birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye'nin ana muhalefet gücünü etkisizleştirmek olduğunu söyledi. Böyle bir durumun Türkiye'ye hiçbir fayda sağlamayacağını, aksine toplumsal kutuplaşmayı derinleştireceğini, siyasete olan güveni sarsacağını ve bunun yalnızca iktidarın işine yarayacağını savundu.
Bu noktada yapılması gerekenin gerilimi tırmandırmak değil, aklıselim bir yaklaşımla hareket ederek partinin kendi iradesiyle birkaç ay içinde bir kongre kararı alması ve süreci demokratik teamüller çerçevesinde tamamlaması olduğunu belirten Yavaş, bu süreci birlik ve beraberlik içinde, sükûnetle atlatmanın milyonlarca insana karşı en büyük sorumlulukları olduğunu vurguladı. Kendisi dahil hiç kimsenin bu sorumluluktan kaçamayacağını ifade eden Yavaş, parti içinde birlik ve beraberliğe zarar verecek tutum ve söylemlerden kaçınılması gerektiğini, aksi takdirde bu kararları alanların ve tartışmaları körüklemek isteyenlerin amacına ulaşmış olacağını söyledi. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo göz önüne alındığında, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirebileceği gerçeğinin unutulmaması gerektiğini de ekledi. Yavaş, son olarak bugün ihtiyaç duyulanın sadece CHP'nin kendi içinde kenetlenmesi değil, Türkiye'nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalif kesimlerin ortak akıl ve ortak vicdanda buluşması olduğunu belirtti.