CHP'de Dokunulmazlık Tartışması: Kılıçdaroğlu'na Yakın Vekillerden Şaşırtan Hamle İddiası
Gündem

CHP'de Dokunulmazlık Tartışması: Kılıçdaroğlu'na Yakın Vekillerden Şaşırtan Hamle İddiası

1

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde, bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ihtimali üzerine yoğun bir kulis faaliyeti yürütüldüğü iddiaları parti çevrelerinde yankı buluyor. Bu iddialara göre, genel başkanlık değişiminin ardından parti içinde yaşanan dinamikler, dokunulmazlık dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle daha da karmaşık bir hal alabilir. Özellikle eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen bazı milletvekillerinin, partinin mevcut genel başkanı Özgür Özel'e yakın isimleri hedef alabilecek bir fezleke sürecinde beklenmedik bir tavır takınabileceği konuşuluyor. Bu durum, parti içindeki dengeleri ve geleceğe yönelik stratejileri önemli ölçüde etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Parti içindeki ayrışmaların ve ihraç süreçlerinin devam ettiği bu hassas dönemde, 2016 yılında yaşanan ve dokunulmazlıkların topluca kaldırılmasına olanak tanıyan anayasa değişikliği süreci yeniden hatırlandı. O dönemde, dönemin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu değişikliğe verdiği destek, oylama sonucunda birçok milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasına yol açmıştı. Şimdi ise, benzer bir sürecin yaşanabileceği ve Kılıçdaroğlu'na yakın milletvekillerinin, kritik bir oylama anında geçmişteki tutumlarının bir benzerini sergileyerek parti içinde yeni bir tartışma zemini yaratabileceği öngörülüyor.

Son dönemde İstanbul ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından, parti kurultaylarına ilişkin ortaya atılan 'yolsuzluk' ve 'rüşvet' iddialarını içeren dosyaların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesi, dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik yeni adımların atılabileceği beklentilerini güçlendirdi. Bu gelişme, siyasi kulislerde, fezlekelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'na gelmesi durumunda yaşanacak oylamalarda, Kılıçdaroğlu çizgisindeki milletvekillerinin 'evet' oyu kullanabileceği yönündeki tahminleri artırdı. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, parti içindeki mevcut gerilimlerin daha da tırmanabileceği ve genel başkanlık yarışının farklı bir boyut kazanabileceği ifade ediliyor.

Bu olası 'evet' oyu stratejisinin ardında yatan nedenler arasında, parti içindeki ihraç hazırlıkları ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2016 yılındaki tutumu öne sürülüyor. Kılıçdaroğlu'nun o dönemde bir televizyon programında, anayasa değişikliği teklifini hukuka aykırı bulduğunu belirtmesine rağmen destek vereceklerini açıklaması, bu yeni beklentilerin temelini oluşturuyor. Bu değişikliğin kabul edilmesiyle HDP'li eş başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile CHP'li Enis Berberoğlu'nun tutuklanması süreci yaşanmıştı. Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından Kılıçdaroğlu'nun başlattığı 'Adalet Yürüyüşü' ise, bu dönemin sembolik olaylarından biri olarak hafızalarda yer etmişti. Şimdi ise benzer bir süreçte, Kılıçdaroğlu'na yakın vekillerin tavrının ne olacağı merak konusu.

Paylaş

İlgili Haberler