CHP'de İşten Çıkarmalar Sürüyor: 20 Çalışan Daha Kapı Dışarı
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mahkeme kararıyla göreve getirilen yeni yönetim tarafından gerçekleştirilen işten çıkarmalar hız kesmeden devam ediyor. Son olarak, parti genel merkezinde görev yapan 20 çalışanın daha iş akitlerinin feshedildiği öğrenildi. Bu durum, parti içinde ve kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açarken, işten çıkarmaların gerekçeleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Görevi devralan yönetimin, daha ilk günden itibaren çalışanlara yönelik işten çıkarma sinyalleri verdiği ve bu doğrultuda ilk etapta 24 kişinin işine son verildiği biliniyor. Şimdi ise 20 çalışanın daha işten çıkarılmasıyla birlikte toplamda 44 çalışanın partiden ayrıldığı görülüyor. Bu süreç, parti içindeki muhalif gruplar ve sendikalar tarafından sert bir dille eleştiriliyor.
CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada duruma tepki göstererek, bu işten çıkarmaları 'emekçi kıyımı' olarak nitelendirdi. Bulut, "Sarayın yargı eliyle yapılan atamalarla koltuklara oturtulan butlancılar, Genel Merkez'de bir kez daha emekçi kıyımına imza attı. Sekreterinden temizlik görevlisine, çay ocağı çalışanından fotokopi sorumlusuna kadar 20 emekçi daha, gözü dönmüş bu anlayışın intikam hırsına kurban edildi. Kurultay söz konusu olduğunda 'tedbir' arkasına sığınanlar, yıllardır baba ocağında alın teri döken emekçilere gelince adeta şahin kesiliyor. Bu partinin gerçek sahipleri; makamlar değil, emekleriyle bu çınarı ayakta tutanlardır. Emekçilere yönelik bu tasfiye anlayışını vicdanlara havale ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, parti içindeki huzursuzluğu ve bölünmüşlüğü gözler önüne sererken, yönetim anlayışına yönelik ciddi eleştiriler getirildi.
Öte yandan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kısa bir süre önce maden işçilerine destek ziyaretinde bulunarak, "Alın teri kutsaldır; haksızlığa karşı direnmek ise milletimize olan borcumuzdur. Özşen Madencilik’te ekmeği ve onuru için direnen maden işçilerimize yönelik silahlı saldırı girişimi, sadece o işçilere değil, bu ülkenin tüm emekçilerine yapılmış kirli bir provokasyondur. Bu çirkin saldırıyı lanetliyorum. Ayrıca, evlatlarımızın geleceği için özveriyle emek veren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerine yönelik gözaltı işlemi de kabul edilemez. Emeğe sadakatimizi, haksızlığa karşı sarsılmaz kararlılığımızla her meydanda, her kürsüde haykırmaya devam edeceğiz. Öğretmenlerimiz de madencilerimiz de yalnız değildir. İktidarımızda, alın terinin hakkı gasp edilemeyecek; herkes emeğinin karşılığını tam olarak alacaktır" şeklindeki açıklamaları, mevcut işten çıkarma süreciyle çelişiyor olarak yorumlandı. Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri, parti içindeki yeni yönetimin politikalarına karşı bir eleştiri olarak algılanırken, emek vurgusunun parti içindeki uygulamalara ne kadar yansıyacağı merak konusu.