CHP'de Kritik Dönemeç: Kılıçdaroğlu'ndan Siyasi Kulisleri Hareketlendiren Hamle
Gündem

CHP'de Kritik Dönemeç: Kılıçdaroğlu'ndan Siyasi Kulisleri Hareketlendiren Hamle

1

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) genel başkanlık yarışı ve parti içi dengeler, siyasi arenada yeni bir tartışma dalgası başlattı. Eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, parti içi muhalefete yönelik açık destek çağrısı ve 'mutlak butlan' davalarına işaret eden mesajları, Ankara'daki siyasi kulisleri hareketlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışıyla, partideki mevcut yönetime karşı bir meydan okuma sinyali verdiği ve olası bir dönüş için zemin hazırladığı yorumları yapılıyor.

Kılıçdaroğlu'nun yayınladığı video ve yaptığı açıklamalar, parti içindeki 'butlan' davalarının seyrine dair spekülasyonları artırdı. Ankara'daki siyasi analizlere göre, istinaf mahkemelerinin, daha önce 'dayanaksız' bulunarak reddedilen kurultay kararlarını bozma ihtimali üzerinde duruluyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine dönerek, mevcut genel başkan Özgür Özel ve yönetiminin kazandığı kurultay için 'tedbirli olarak mutlak butlan' kararı çıkabileceği öngörülüyor. Böyle bir durumun, Kemal Kılıçdaroğlu'na partiye dönüş yolunu açabileceği ve ardından mevcut yönetimi tasfiye etme girişimlerinin başlayabileceği iddia ediliyor.

Bu iç dinamiklerin yanı sıra, iktidarın da olası bir erken seçim hazırlığı içinde olduğu iddiaları gündeme getiriliyor. Özellikle Temmuz ayında düzenlenecek olan NATO Zirvesi'nin, bu hazırlıklar kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor. İktidarın, uluslararası alanda siyasi ve finansal destek arayışında olacağı ve bu desteğin sağlanması durumunda, ABD'deki ara seçimlerden hemen önce, yani Ekim sonu gibi Türkiye'de erken seçim sandığının kurulabileceği senaryosu üzerinde duruluyor. Bu planın hayata geçmesi halinde, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve milletvekili listelerinin belirlenmesinde Kılıçdaroğlu ve ekibinin söz sahibi olmasının hedeflendiği, böylece muhalefetin seçim ittifakı arayışlarının da sekteye uğratılmasının amaçlandığı iddia ediliyor.

Diğer yandan, İmamoğlu'na yakınlığıyla bilinen Özel liderliğindeki mevcut yönetimin ve parti örgütlerinin bu tür bir müdahaleye direnebileceği öngörülüyor. Bu direnci kırmak amacıyla, CHP'li belediyelere yönelik operasyonların artabileceği ve başta Mansur Yavaş olmak üzere, muhalefetin potansiyel olarak güçlü görebileceği adayların önünün kesilmeye çalışılacağı iddia ediliyor. İktidarın, bu stratejilere ek olarak, Temmuz başında asgari ücrete ve memur/emekli maaşlarına zam yapması, Kürt seçmenlerin desteğini kazanmak amacıyla bölücü terör örgütü elebaşına 'statü' verilmesi gibi adımlarla DEM Parti'nin desteğini almayı ve Kürt oylarını CHP'den uzaklaştırmayı hedefleyebileceği belirtiliyor. Seçim kampanyasının ana ekseninin, CHP içindeki bölünme ve kaos üzerine kurulması, kontrollü medya aracılığıyla ise 'devleti yönetemezler' algısının güçlendirilmesi planının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Paylaş

İlgili Haberler