CHP'de Kritik Dönemeç: Kurultay mı, Bölünme mi Riski Kapıda?
Türkiye'nin köklü siyasi partilerinden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), son dönemde aldığı bir mahkeme kararıyla derin bir krizi aşmaya çalışıyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen ve partinin 38. Olağan Kurultayı'nın geçerliliğini sorgulayan 'mutlak butlan' kararı, siyasi kulislerde tansiyonu iyice artırdı. Bu kararın ardından partide izlenecek yol haritası büyük önem taşırken, mevcut genel başkan Özgür Özel ve ekibinin atacağı adımlar merakla bekleniyor. Partinin birliğini koruma gayesiyle, olağanüstü bir kurultay talebinin şu an için en önemli çözüm yolu olarak görüldüğü belirtiliyor. Ancak bu talebin karşılanmaması durumunda izlenecek alternatif stratejiler de masada.
Mevcut durumun aşılması için atılan adımlar ve karşılıklı hamleler, genel başkan Özgür Özel ve yönetiminin gelecek planlarını şekillendiriyor. Partinin birliğini muhafaza etmenin en önemli aracı olarak, 830 delegenin imzasını taşıyan olağanüstü kurultayın toplanması öngörülüyor. Bu mekanizmanın işletilememesi halinde ise farklı hukuki ve siyasi süreçlerin devreye gireceği bir yol haritası çizilmiş durumda. Bu yol haritasının ilk adımı, istinaf mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay'a taşınması ve buradan çıkacak nihai sonucun beklenmesi olarak belirlendi. Yargıtay'dan gelecek bir karar, partinin geleceği açısından belirleyici bir rol oynayacak.
Diğer yandan, genel merkeze sunulan delege imzalarıyla birlikte mevcut genel başkan Özgür Özel'in ekibinin bir karar alması durumunda olağanüstü kurultayın toplanması seçeneği de bulunuyor. Genel merkezin bu konuda sekiz gün içerisinde bir yanıt vermesi bekleniyor. Ancak ilk değerlendirmelere göre, bu olağanüstü kurultay talebinin olumlu karşılanma ihtimalinin düşük olduğu yönünde bir izlenim hakim. Eğer kurultay talebi reddedilirse, Özel ve ekibi bir sonraki adıma geçerek Sulh Hukuk Mahkemeleri'ne başvuracak. Burada, partiyi bir kurultaya götürmek üzere bir çağrı heyetinin atanması ve bu heyetin 45 gün içinde kurultayı organize etmesi talep edilecek. Bu süreç, adli tatilin başlangıç tarihi olan 20 Temmuz öncesinde hızlandırılmaya çalışılıyor zira adli tatil 1 Eylül'e kadar devam edecek.
Özgür Özel ve ekibinin, 20 Temmuz tarihine kadar tüm hukuki itirazlarını tamamlaması bekleniyor. Bu itirazlara rağmen bir olağanüstü kurultayın toplanamaması durumunda ise yeni bir siyasi oluşum için somut adımların atılacağı konuşuluyor. Bu yeni oluşumun bir parti olarak mı yoksa mevcut bir siyasi yapı içerisinde mi şekilleneceği henüz netlik kazanmamış olsa da, illerde örgütlenme ve büyük kongre süreçlerinin zaman alacağı öngörülüyor. Öte yandan, genel merkez cephesinden gelen açıklamalarda, üç kez üst üste kurultay yapılamaması durumunda partinin seçime giremeyeceği iddialarına karşı, alınan mahkeme kararı nedeniyle bunun 'mücbir sebep' sayılacağı ve seçime girme konusunda bir engel teşkil etmeyeceği savunuluyor. Ancak Özel ve ekibi, mevcut yargı kararlarına tam bir güven duymadıklarını ve bu durumun seçime girme yeterliliğini tehlikeye atabileceği endişesini taşıdıklarını belirtiyorlar. Bu endişe, yeni bir parti kurma gerekliliğini de beraberinde getiriyor.