CHP'de Liderlik Krizi: 8 Saatlik Görüşmeler Sonucu Neden Çöktü?
Türkiye siyasetinin önemli gündem maddelerinden biri haline gelen Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki (CHP) liderlik mücadelesi, parti içinde derin izler bırakmaya devam ediyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından 21 Mayıs'ta UYAP sistemine kaydedilen ve 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultay'ı geçersiz kılan mahkeme kararı, Özgür Özel ve parti organlarının görevden alınmasına yol açmıştı. Bu kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte, partideki belirsizlik ve gerilim tırmandı. Özellikle TBMM'deki grup toplantısı öncesinde yaşanan tartışmalar, partinin içinde bulunduğu karmaşık durumu gözler önüne serdi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında kürsüye çıkma niyetini açıklaması ve buna karşılık olarak seçilmiş genel başkan Özgür Özel'in, parti tüzüğüne göre grup toplantısı yönetiminin kendisinde olduğunu ve konuşmayı kendisinin yapacağını belirtmesi, tansiyonu yükseltti. TBMM önünde erken saatlerde toplanan kalabalıklar, kısa sürede iki tarafın destekçileri arasında bir arbedeye dönüştü. Özgür Özel'in destekçilerinin sayısal üstünlüğünün belirginleşmesi üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısına katılmaktan vazgeçerek CHP Genel Merkezi'ne geri çekildi. Burada yaptığı alternatif konuşmada Özgür Özel ve ekibini sert ifadelerle eleştiren Kılıçdaroğlu'nun ardından, iki taraf arasındaki gerilimi sona erdirmeye yönelik kritik uzlaşma görüşmelerinin detayları ilk kez kamuoyuna yansıdı.
Gazeteci Barış Terkoğlu'nun Sözcü TV'deki programında paylaştığı bilgiler, pazartesi günü gerçekleştirilen ve tam 8 saat süren pazarlıkların perde arkasını araladı. Grup toplantısında yaşanması muhtemel gerilimlerin önüne geçilmesi amacıyla, CHP Malatya Milletvekili Ali Öztunç'un arabuluculuk rolü üstlendiği öğrenildi. Bu süreçte, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol'un Sözcü TV'de dile getirdiği "gecenin ilerleyen saatlerinde iyi gelişmeler olabilir" şeklindeki açıklamasının altında yatan zeminin bu yoğun temaslar olduğu anlaşıldı. Bu kritik görüşmelerde, aralarında belediye başkanları ve milletvekillerinin de bulunduğu en az altı kişilik bir sağduyu grubu, parti içindeki tansiyonu düşürmek ve bir uzlaşı zemini oluşturmak için yoğun bir çaba sarf etti. Bu grubun en aktif ve belirleyici ismi ise Milletvekili Ali Öztunç oldu. Öztunç, pazartesi günü öğleden sonra saat 15.00'ten gece yarısına kadar süren tam sekiz saatlik bir maratonla, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında mekik dokuyarak partiyi rahatlatacak ve mevcut gerilimi tamamen ortadan kaldıracak bir çözüm formülü üzerinde neredeyse tam bir mutabakat sağlama noktasına geldi.
Taraflar arasında varılan uzlaşma formülüne göre, Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiyi Eylül ayının ilk haftasında olağanüstü bir kurultaya götürme taahhüdünde bulunması öngörülüyordu. İlk olarak kurultay tarihi için partinin kuruluş yıl dönümü olan 9 Eylül düşünülse de, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin daha önce yaptığı "9 Eylül" açıklamalarının olası bir siyasi tartışmaya yol açmaması adına, takvim Sivas Kongresi'nin başlangıcı ve CHP'nin ilk büyük kongresi olarak kabul edilen 4 Eylül tarihine çevrildi. Eğer bu anlaşma tam olarak hayata geçirilebilseydi, salı günkü grup toplantısında birlik ve beraberlik mesajı veren bir tablo sergilenecekti. Planlanan senaryo gereği, Özgür Özel grup başkanı sıfatıyla kürsüye çıkarak, sakin bir açılış konuşması yapacak ve ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiyi 4 Eylül'de olağanüstü kurultaya götüreceği müjdesini verecekti. Konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu'nu kürsüye davet edecek, onun konuşması tamamlandıktan sonra ise her iki liderin genel merkezdeki makam odasına çıkarak çay eşliğinde bir araya gelip birlik fotoğrafı çektirmesi planlanmıştı. Ertesi gün, yani çarşamba günü ise her iki kanattan üst düzey yöneticilerin katılacağı bir yemek organizasyonuyla 4 Eylül'e giden sürecin detaylı takvimi üzerinde ortaklaşa bir çalışma yapılması öngörülüyordu. Bu senaryo, parti içindeki bölünmüşlüğü gidermek ve kamuoyuna güçlü bir birlik mesajı vermek adına büyük önem taşıyordu.
Ancak, pazartesi gece yarısına yaklaştığı saatlerde, yani saatler 23.00'ü gösterdiğinde, tüm bu uzlaşma çabalarını boşa çıkaran beklenmedik bir gelişme yaşandı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun, kendi yakın kurmayları ve güvendiği arkadaşlarıyla yaptığı kapsamlı bir değerlendirmenin ardından, arabulucu Ali Öztunç'u telefonla arayarak uzlaşma formülünden çekildiğini bildirdiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun Öztunç'a ilettiği gerekçenin, "Kurmaylarımla yaptığım görüşmeler neticesinde, 4 Eylül tarihine kadar böyle bir kurultay takvimini yetiştirmemiz mümkün görünmüyor" şeklinde olduğu belirtildi. Bu ani geri çekilmenin temelinde yatan anlaşmazlığın, kurultayın nasıl yapılacağı yöntemi olduğu ifade ediliyor. Özgür Özel'in mevcut delegelerle hızlı bir şekilde bir "olağanüstü kurultay" toplanması yönündeki talebine karşılık, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise mahallelerden başlayarak ilçeler ve iller düzeyinde uzun soluklu bir "olağan kurultay" sürecini savunmasında ısrarcı olduğu kaydedildi. Bu teknik ve stratejik anlaşmazlığın yanı sıra, Kılıçdaroğlu üzerindeki kurmay baskısının da süreci tıkadığı ve uzlaşma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olduğu yorumları yapılıyor. Bu durum, CHP'deki liderlik krizinin ne kadar derin ve çözümünün ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha ortaya koydu.