CHP'de Liderlik Krizi: Özel ve Kılıçdaroğlu Arasında Kritik Yol Ayrımı
Gündem

CHP'de Liderlik Krizi: Özel ve Kılıçdaroğlu Arasında Kritik Yol Ayrımı

3

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki siyasi gerilim, Yargıtay'ın aldığı 'mutlak butlan' kararı sonrası daha da tırmandı. Bu kararla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturması ihtimali, mevcut genel başkan Özgür Özel ve değişimci kanadın önde gelen isimlerinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun önünde zorlu bir yol ayrımı oluşturdu. Değişim talebinde bulunan kesim, öncelikli hedeflerinin parti içinde kalarak yönetimi ele geçirmek olduğunu belirtse de, Kılıçdaroğlu'na yakın kanadın uygulayabileceği baskılar ve tasfiye girişimleri nedeniyle alternatif senaryoları da ciddi biçimde masaya yatırdıkları gelen bilgiler arasında.

Özgür Özel ve ekibinin ilk planı, olağanüstü bir kurultay toplayarak parti içindeki mevcut durumu değiştirmekti. Bu doğrultuda, kısa süre içinde yaklaşık 900 delegenin imzası toplandığı ve 111 milletvekilinin de bu girişime yazılı destek verdiği öğrenildi. Ancak, imza süreci devam ederken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın delegelerin banka ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarını incelemeye alması, değişimci kanat tarafından delegeleri yıldırmaya yönelik bir adım olarak yorumlandı. Buna karşılık, Kılıçdaroğlu'na yakın çevreler ise mevcut hukuki durum nedeniyle bir kurultayın gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını savunuyor.

Parti içindeki olası bir 'baskın seçim' senaryosu ve CHP'nin genel seçimlere girememe gibi risklerine karşı tedbirli olduklarını belirten Özgür Özel, temel amaçlarının partiden ayrılmak olmadığını ancak beklenmedik bir felaket senaryosuna karşı yedekli bir planlarının olduğunu ima etti. DW Türkçe'de yer alan bilgilere göre, değişim taraftarı bazı yöneticilerin, halk desteğinin henüz yoğun olduğu ve zamanın ruhunun kaçırılmadığı bir dönemde hızlı hareket edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdiği iddia ediliyor. Özellikle Yargıtay'ın nihai kararının adli tatil sonrasına sarkma ihtimali, değişimci ekibi alternatif çözüm yolları üzerinde daha somut düşünmeye itiyor.

Eğer parti içinde hukuki ve siyasi tüm kapılar kapanır ve ayrılık kaçınılmaz bir hale gelirse, yeni yasal düzenlemeler göz önüne alındığında sıfırdan bir parti kurmak yerine, seçime girme ehliyetine sahip olan ve mevcut bir siyasi partiye geçiş yapılması da masadaki seçenekler arasında yer alıyor. Bu durum, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı duruşma salonundan yaptığı "tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacağız" şeklindeki açıklamasının, bu toplumsal hareketin parti sınırları ötesine taşabileceğinin bir işareti olarak değerlendirilmesine neden oluyor. Mayıs 2026'da yapılan anketler de, Özgür Özel'in yeni bir parti kurması durumunda yüzde 35,7 gibi dikkat çekici bir oy oranına ulaşabileceğini, buna karşılık Kılıçdaroğlu'nun yöneteceği bir CHP'nin ise oy oranının yüzde 5,6'ya düşebileceğini göstererek bu tür arayışlara zemin hazırlıyor. Bu bağlamda, önümüzdeki yaz ayları, değişimci ekip için ya parti yönetimini yeniden ele geçirecekleri ya da tamamen yeni bir siyasi yola girecekleri kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.

Paylaş

İlgili Haberler