CHP'de Toplu İstifalar: Parti İçi Demokrasi Vurgusu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Elazığ İl Sekreteri Avukat Çağrı Uçar ve il yönetiminden çok sayıda ismin yanı sıra merkez ilçe yönetimi, disiplin kurulu, kadın ve gençlik kolları üyeleri ile geçmiş dönem il başkanları, parti içindeki demokratik işleyişin sekteye uğradığı ve örgüt iradesinin hiçe sayıldığı gerekçesiyle görevlerinden ve parti üyeliklerinden topluca istifa ettiklerini duyurdu. Yapılan açıklamada, bu kararın kişisel bir durumdan ziyade, partinin temel ilkelerine ve demokratik değerlerine bağlılığın bir gereği olduğu vurgulandı.
İstifa gerekçeleri arasında, özellikle parti tüzüğünün 38. Olağan Kurultay süreciyle ilgili aldığı mahkeme kararlarının, partinin kendi iç dinamiklerini ve demokratik mekanizmalarını olumsuz etkilediği belirtildi. Açıklamada, "Örgüt iradesi mahkeme kararlarıyla gölgelenemez" denilerek, delegelerin ve parti tabanının ortaya koyduğu iradenin, hukuki süreçlerle tartışmalı hale getirilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Bu durumun, partinin köklü geleneği ve örgüt kültürü açısından ciddi bir yara açtığına dikkat çekildi.
Partinin gücünün ve meşruiyetinin kaynağının, mahkeme salonları değil, tabandaki üyeleri, delegeleri ve tüm teşkilat yapısı olduğu vurgulanan açıklamada, parti içi sorunların çözüm mercii olarak yargının değil, öncelikle parti tüzüğünün ve demokratik iç işleyişin öne çıkması gerektiği savunuldu. Yıllardır partinin başarısı için fedakârca emek veren üyelerin seslerinin duyulmadığı, ortak akıl yerine belirli kişi veya grupların dayatmalarının ön plana çıktığı eleştirisi yapıldı. Bu durumun, partinin ilerlemesini engellediği ve motivasyonu düşürdüğü dile getirildi.
Toplu istifa kararının, CHP'nin temel değerlerinden ve siyasi duruşundan bir vazgeçiş anlamına gelmediği özellikle belirtildi. Açıklamada, demokrasi, hukuk devleti ilkesi, laik Cumhuriyet'in kazanımları ve sosyal demokrasi mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. "Bizler, kişiler için değil, evrensel ilkeler için siyaset yaptık. Bundan sonra da makamların değil, ilkelerin; kişisel hesapların değil, vicdanın sesi olmaya devam edeceğiz" denilerek, siyasi duruşun değişmezliği teyit edildi. Bu hareketin, parti içinde demokrasi ve adalet arayışının bir yansıması olduğu aktarıldı.