CHP'li Hukukçu Kılıçdaroğlu'nun Sözlerini Sert Dille Eleştirdi
Gündem

CHP'li Hukukçu Kılıçdaroğlu'nun Sözlerini Sert Dille Eleştirdi

4

Cumhuriyet Halk Partisi'nin önde gelen hukukçularından Gül Çiftci, genel başkanlık makamına 'mutlak butlan' kararı ile getirildiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı bir televizyon programındaki değerlendirmelerine sert tepki gösterdi. Çiftci, Kılıçdaroğlu'nun ifadelerini hem kendi içinde çelişkili bulduğunu hem de hukuk devletinin temel ilkelerinden olan masumiyet karinesini açıkça ihlal ettiğini savundu.

Sözcü TV'de canlı yayına konuk olan Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını sosyal medya hesabı üzerinden detaylı bir şekilde değerlendiren Çiftci, özetle şu noktalara dikkat çekti: Kılıçdaroğlu'nun bir yandan yargı bağımsızlığına gölge düşüren açıklamalarda bulunurken, diğer yandan aynı yargının parti mensupları ve seçilmiş temsilciler aleyhine yürüttüğü soruşturmaları peşinen doğru kabul etmesi büyük bir tutarsızlık örneği teşkil etmektedir. Ayrıca, okumadığını belirttiği iddianamelerden kesin hükümler çıkarması ve yargı süreci devam eden dosyalarda mahkeme kararı varmış gibi konuşması da dikkat çekici bir çelişkidir. Hukukçu olmadığını ifade etmesine rağmen, devam eden davalar hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları varmış gibi yorumlar yapması, hukuki tutarlılıkla bağdaşmamaktadır.

Gül Çiftci, Kılıçdaroğlu'nun 'karşı dava açılsın' çağrısını yaparken, aynı zamanda iftira, etkin pişmanlık baskısı, çıplak arama gibi uygulamaları ve ailelerin tehdit edilmesi gibi durumları görmezden gelmesinin de masumiyet karinesini hiçe saydığını belirtti. Masumiyet karinesinin soyut bir ilke olmadığını, hukuk devletinin, adil yargılanma hakkının ve tüm vatandaşların hukuk güvenliğinin temel taşı olduğunu vurgulayan Çiftci, kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan, özellikle de siyasi baskı altında olduğu iddia edilen kişilere yönelik 'rüşvetçi', 'kirli' veya 'arınması gereken unsur' gibi ifadeler kullanmanın hem hukuka hem de vicdana aykırı olduğunu dile getirdi. Çiftci, iktidarın yargı eliyle muhalefeti dizayn etmeye çalıştığı bir ortamda, bu tür davalara 'siyasi değil' demenin, kurulan hukuksuz zemini kabullenmek anlamına geldiğini ifade etti.

CHP'li hukukçu, Kılıçdaroğlu'nun 'dava açmıyorsa kabuldür' şeklindeki yaklaşımının da hukuken kabul edilemez olduğunu belirtti. Ceza hukukunda ispat yükümlülüğünün sanıkta değil, iddia makamında olduğunu hatırlatan Çiftci, hiç kimsenin masumiyetini kanıtlamak zorunda bırakılamayacağını söyledi. Özellikle itirafçı beyanları, baskı altında alınan ifadeler ve siyasi operasyon dosyalarının tartışıldığı bir zeminde, 'dava açmadıysa kabul etmiştir' gibi bir yorumun hukuk devleti mantığını tersine çevirdiğini savundu. Bu anlayışın, iktidarın bir kişiye iftira atması, yargı dosyası açması ve medya aracılığıyla itibarsızlaştırması durumunda, o kişinin kendini aklaması beklentisine yol açacağını ve bunun masumiyet karinesi değil, siyasi bir linç düzeni olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu'nun kurultay süreciyle ilgili açıklamalarının da benzer çelişkiler taşıdığını belirten Çiftci, 'Ben bu davanın tarafı değilim' denilirken mahkeme kararının siyasi sonucunun kabullenilmesinin tutarsızlık olduğunu ifade etti. Son olarak, 'dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterdim' sözlerinin de Türkiye'nin yakın siyasi hafızası açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini, siyasallaşmış yargı düzeninde dokunulmazlıkların kaldırılmasının muhalefetin tasfiye edilmesinin kapısını aralayabileceğini ve bu hatanın tekrar savunulmasının siyasal basiretsizlik olduğunu vurguladı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ahlaki üstünlüğünün, kendi yol arkadaşlarını suçlamakla değil, masumiyet karinesini savunarak ve seçilmiş yöneticilere sahip çıkarak korunacağını sözlerine ekledi.

Paylaş

İlgili Haberler