Çin Füzesi ABD Uçağını Düşürdü mü? İddialar ve Gerilim Tırmanıyor
Dünya

Çin Füzesi ABD Uçağını Düşürdü mü? İddialar ve Gerilim Tırmanıyor

4

İran'ın güneybatı semalarında geçtiğimiz ay meydana gelen ve Amerikan F-15 savaş uçağının enkazıyla sonuçlanan olayın perde arkası, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Elde edilen bilgilere göre, düşen uçağın Çin menşeli bir füze tarafından vurulduğu iddia ediliyor. Bu iddia, eğer doğrulanırsa, Pekin yönetiminin ABD ordusuna ait bir savaş uçağını ilk kez savaş alanında hedef almış olacağı anlamına geliyor ve iki ülke arasındaki ilişkilerde ciddi bir gerginliğe neden oluyor.

Söz konusu iddialara göre, Çin tarafından geliştirilen ve gelişmiş hayalet uçak teknolojisine sahip Amerikan hava araçlarını tespit edebilme kapasitesine sahip füzelerin, İran Silahlı Kuvvetleri'nin envanterinde bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, İran'ın Amerikan hava unsurlarına karşı kullanabileceği en etkili silahlardan birinin Çin yapımı füzeler olduğunu gösteriyor. İran'ın Çin'den temin ettiği bu tür askeri teçhizatların kullanılması, ABD ile Çin arasındaki diplomatik hatları oldukça zorlamış durumda.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in kendisine İran'a hiçbir şekilde silah sevkiyatı yapmayacağına dair söz verdiğini hatırlattı. Trump, bu sözün kendisi için önemli olduğunu ve Çin liderinin yaklaşımını takdir ettiğini belirtti. Ancak, bu açıklamalara rağmen, İran'ın ABD ve Körfez ülkelerine karşı Çin menşeli elektronik sistemler ve Rus yapımı insansız hava araçları kullanmaya devam ettiği yönündeki haberler, gerilimi daha da artırıyor.

Diğer yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bu tür iddiaları kesin bir dille reddetti. Yapılan resmi açıklamada, Çin'in askeri ürünlerin ihracatı konusunda her zaman son derece dikkatli ve sorumlu bir tutum sergilediği vurgulandı. İhracat kontrollerinin, ulusal yasalar ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde titizlikle yürütüldüğü belirtilirken, Çin yönetiminin bu tür asılsız suçlamalara ve kötü niyetli ilişkilendirmelere kesinlikle karşı olduğu ifade edildi. İddiaların doğruluğu konusunda net bir kanıt sunulmazken, diplomatik kulislerde tansiyonun yüksek seyrettiği gözlemleniyor.

Paylaş

İlgili Haberler