Çin'de Bulunan 3500 Yıllık Kalıntı Dünyanın En Eski Peyniri Oldu
Çin'in kuzeybatısındaki Tunç Çağı'na ait Xiaohe Mezarlığı'nda yapılan arkeolojik kazılar, insanlık tarihine ışık tutan önemli bir keşfe imza attı. Mumyalanmış bireylerin boyun bölgelerinde rastlanan yaklaşık 3500 yıllık organik kalıntılar, yapılan detaylı incelemeler sonucunda dünyanın bilinen en eski peynir örneği olarak belirlendi. Bu keşif, antik dönemdeki gıda üretimi ve tüketimi hakkında daha önce bilinmeyen detayları ortaya çıkarıyor.
Çin Bilimler Akademisi'nden uzman bir araştırma ekibi, mumyaların üzerinde bulunan bu gizemli madde yığınlarını laboratuvar ortamında titizlikle analiz etti. Yapılan genetik ve kimyasal incelemeler sonucunda, bu kalıntıların sütün özel bakteriler aracılığıyla fermente edilmesiyle elde edilen bir tür kefir peyniri olduğu kesin olarak tespit edildi. Bu bulgu, peynirin ne kadar eski bir geçmişe sahip olduğunu ve insanlığın beslenme alışkanlıklarındaki yerini yeniden gözden geçirmemize neden oluyor.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, antik peynir örneklerinde tespit edilen mikroorganizmaların günümüzde kullanılan kefir üretiminde de aktif rol oynayan Lactobacillus kefiranofaciens ve Pichia kudriavzevii türleriyle aynı olması. Uzmanlar, mumyaların boyunlarına yerleştirilen bu materyallerin, peynir yapım sürecini başlatan ve hızlandıran yoğun bakteri kolonileri, yani kefir taneleri olduğunu düşünüyor. O dönemde bu tür mayalama araçlarının, ölümden sonraki yaşama taşıyabilecek kadar değerli kabul edildiği ve bir tür hediye olarak görüldüğü tahmin ediliyor.
İnsanlığın süt ürünlerini tüketme tarihi, peynirin keşfedilmesinden çok daha öncesine dayanıyor. Arkeolojik kanıtlar, günümüz Türkiye topraklarında MÖ 7000'li yıllardan, Britanya Adaları'nda ise MÖ 4000'li yıllardan itibaren düzenli olarak süt tüketildiğini gösteriyor. Hatta 2023 yılında yapılan bir araştırma, Polonya'daki Neolitik dönem yerleşimlerine ait çömlek kalıntılarında peynir proteinlerine rastlandığını ortaya koymuştu. Antik çağlarda laktoz intoleransının yaygınlığı göz önüne alındığında, sütün sindirilebilirliğini artıran fermantasyon süreciyle üretilen peynir, hayati bir beslenme çözümü sunuyordu. Yetişkinlerin sütü doğrudan işleyebilmesini sağlayan genetik adaptasyonun ise peynir üretiminin yaygınlaşmasından binlerce yıl sonra insan popülasyonunda belirginleştiği anlaşılıyor.