Cornell Üniversitesi'nde Cinsel Saldırı İddiaları: 40 Bin İmza ile Tepki Büyüyor
Amerika Birleşik Devletleri'nin prestijli eğitim kurumlarından Cornell Üniversitesi, son zamanlarda ciddi bir skandalla çalkalanıyor. Üniversitede eğitim gören 20 yaşındaki bir genç kadının, 2024 yılında meydana gelen bir olayda zorla uyuşturucu maddeye maruz bırakıldığı ve ardından birden fazla kişi tarafından cinsel saldırıya uğradığı iddiaları, hem kampüste hem de ülke genelinde büyük yankı uyandırdı. Olayın detayları, üniversite yönetiminin tepkisi ve hukuki süreçler kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor.
Bu iddiaların ortaya çıkmasının ardından, Cornell Üniversitesi mezunları tarafından başlatılan çevrim içi imza kampanyası kısa sürede büyük bir destek gördü. Kampanyaya şu ana kadar 40 binden fazla kişi imza atarak destek verdi. İmza kampanyası katılımcıları, üniversite yönetiminden kamuoyu önünde özür dilenmesini talep ederken, aynı zamanda olayla ilgili kişileri koruduğu düşünülen yetkililerin görevlerinden istifa etmesi yönünde çağrıda bulunuyorlar. Bu durum, üniversite yönetiminin şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki sorumluluklarını sorgulatıyor.
New York eyaletinde yer alan üniversitede yaşanan bu olayın ardından eylül ayında yasal süreç başlatıldı. Davaya ilişkin dosyalara göre, Cornell Üniversitesi yönetimi kendi bünyesinde bir soruşturma yürüttü ve elde edilen bulguları bölge savcılığına iletti. Ancak savcılık makamı, mevcut verilerin ve delillerin suç duyurusunda bulunmak için yeterli olmadığına karar vererek herhangi bir hukuki işlem başlatmadı. Savcılığın bu kararı, olayın yaşandığı bölgeden sorumlu Tompkins İlçe Bölge Savcısı Matthew Van Houten tarafından açıklandı.
Savcılığın bu kararı, New York eyaleti yönetiminde de önemli bir tepkiye yol açtı. Eyalet Valisi Kathy Hochul, savcı Van Houten'e olan güvenini yitirdiğini belirterek, dosyanın daha detaylı incelenmesi amacıyla New York Başsavcısı Letitia James'i özel savcı olarak görevlendirdi. Vali Hochul, olayın mağduru olan genç kadının tüm gerçeklerin ortaya çıkarılacağına ve adaletin tecelli edeceğine dair güvenceyi hak ettiğini vurguladı. Cornell Üniversitesi de valilik tarafından alınan bu kararı desteklediğini ve soruşturmanın eyalet başsavcılığına devredilmesini onayladığını bildirdi. Bu süreçte, mağdur olduğu iddia edilen öğrencinin mezuniyetini tamamlamadan üniversiteden ayrıldığı bilgisi de kamuoyuna yansıdı.