Değerli Metaller 9 Ayda Sert Düşüş Yaşadı: Altın, Gümüş, Platin ve Paladyum Kayıplarda
Ekonomi

Değerli Metaller 9 Ayda Sert Düşüş Yaşadı: Altın, Gümüş, Platin ve Paladyum Kayıplarda

6

Yılın ilk dokuz aylık periyodunda, değerli metaller piyasasında sert düşüşler yaşandı. Küresel ekonomiyi etkileyen jeopolitik gerilimler, yükselişe geçen tahvil faizleri ve Amerikan dolarının değer kazanması gibi faktörler, altın, gümüş, platin ve paladyum gibi emtiaların fiyatlarında belirgin bir düşüş eğilimine yol açtı. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) uygulamaya koyduğu sıkı para politikası, bu düşüşlerde önemli bir rol oynadı. Bu dönemde emtia piyasasında genel bir dalgalanma hakimken, değerli metaller bu durumdan en çok etkilenen varlık sınıflarından biri oldu.

Yılın başında rekor seviyelere ulaşan altın, gümüş ve platin fiyatları, Ortadoğu'daki savaşın başlamasıyla birlikte tersine bir ivme kazandı. Paladyum da bu genel düşüş eğiliminden nasibini aldı. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın, 2023 yılından bu yana ilk kez faiz oranlarını 25 baz puan artırarak politika faizini yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmesi ve Fed Başkanı'nın enflasyonla mücadeledeki kararlılığını vurgulaması, ilerleyen dönemlerde de faiz artışlarının devam edeceği beklentilerini güçlendirdi. Bu durum, tahvil piyasalarında satış baskısını artırırken, Amerikan dolarına olan talebi de yükseltti. Güçlenen dolar, değerli metaller üzerindeki satış baskısını daha da artırarak fiyatların düşmesine neden oldu.

Altının onsu, yıla 4 bin 313 dolardan başlamasına rağmen ocak ayında 5 bin 600 dolar seviyesini görerek bir rekora imza attı. Yılın ilk ayını yüzde 12,4'lük bir artışla 4 bin 849 dolardan tamamlayan altın, şubat ayında da yükselişini sürdürerek yüzde 8,5'lik bir kazançla 5 bin 263 dolara ulaştı. Ancak, ABD ve İran arasındaki gelişmelerin tırmanmasıyla birlikte mart ayında altın fiyatları sert bir düşüş yaşadı ve ayı yüzde 11,32 kayıpla 4 bin 667 dolardan tamamladı. Bu düşüş, 2008 ekonomik krizi sonrası en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Nisan ve mayıs aylarında da düşüş eğilimi devam eden altının onsu, bu ayları sırasıyla yüzde 1 ve yüzde 1,77'lik kayıplarla 4 bin 540 dolar seviyesinde bitirdi. Haziran ayında ise yüzde 11,7'lik bir düşüşle 4 bin 7 dolara gerileyen altının onsu, böylece yılın ilk yarısını yüzde 7,1'lik bir kayıpla tamamladı. Temmuz ayında yaşanan kısa süreli bir toparlanma ile 4 bin 44 dolara yükselen altın, ağustos ayında yüzde 10'luk bir artış kaydetti. Ancak eylül ayında tekrar yüzde 6,6'lık bir azalışla 4 bin 157 dolara inerek haziran ayından bu yana en sert düşüşünü gerçekleştirdi. Yılın ilk dokuz ayında altının onsu toplamda yüzde 3,6 değer kaybetti.

Gümüşün onsu da benzer bir seyir izledi. Yıla 71 dolardan başlayan gümüş, ocak ayında 121,7 dolara çıkarak rekor kırdı ve ayı yüzde 17,3 artışla 83,3 dolardan tamamladı. Şubat ayında da yükselişini sürdürerek 93,8 dolara ulaşan gümüş, mart ayında Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle sert bir düşüş yaşayarak 61 dolara kadar geriledi ve ayı yüzde 19,9 kayıpla 75,1 dolardan bitirdi. Nisan ayında yüzde 1,9'luk bir düşüşle 73,7 dolara inen gümüş, mayıs ayında yüzde 2,2'lik bir toparlanma ile 75,3 dolara çıksa da haziran ayında yüzde 22'lik sert bir düşüşle 58,7 dolara geriledi. Yılın ilk yarısını yüzde 17,3 kayıpla tamamlayan gümüş, temmuz ayını yüzde 1,7 düşüşle 57,7 dolardan, eylül ayını ise yüzde 7,6 azalışla 60,5 dolardan kapattı. Ağustos ayında yüzde 13,5'lik bir artış kaydeden gümüşün onsu, yılın dokuz ayında toplamda yüzde 14,8'lik bir değer kaybı yaşadı.

Platin ve paladyum gibi diğer değerli metallerde de benzer düşüş eğilimleri gözlendi. Platinin onsu, küresel arz sıkıntıları nedeniyle ocak ayında 2 bin 923,3 dolarla rekor kırmasına rağmen, mart ayında jeopolitik riskler ve güçlenen dolar etkisiyle yüzde 17,2'lik bir düşüşle 1960,1 dolara geriledi. Yılın ilk yarısında yüzde 24,4 değer kaybeden platinin onsu, yılın dokuz ayında toplamda yüzde 16,7'lik bir kayıp yaşayarak 1712 dolardan kapattı. Paladyumun onsu ise yılın ilk dokuz ayında yüzde 24,4'lük bir değer kaybıyla 1211,2 dolara indi. Bu düşüşlerde, artan petrol fiyatları, yükselen tahvil faizleri ve merkez bankalarının sıkı para politikaları etkili oldu.

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, değerli metallerdeki düşüşlerin temel nedenlerinden birinin yüksek petrol fiyatları olduğunu belirtti. Ergezen, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yukarı çektiğini ve bunun da tahvil faizlerini artırdığını ifade etti. Enflasyon beklentilerinin yüksek kalmaya devam etmesiyle merkez bankalarının faiz artırımlarına devam ettiğini vurgulayan Ergezen, bu durumun piyasadaki likiditeyi azalttığını ve küresel büyümede yavaşlamaya yol açabileceğini söyledi. Güçlenen doların da kıymetli metaller üzerindeki satış baskısını sürdürdüğünü belirten Ergezen, faiz indirim beklentileri artana kadar değerli metallerde bir yükseliş trendi görmenin zor olduğunu ifade etti. Ergezen'e göre, değerli metallerin yeniden değer kazanabilmesi için petrol fiyatlarının düşmesi veya tahvil faizlerinde bir geri çekilme yaşanması gerekiyor. Savaşların sona ermesi ise bu süreçte önemli bir katalizör olarak öne çıkıyor. Tahvil faizlerindeki geri çekilmenin sağlanabilmesi için petrol fiyatlarındaki düşüşün kritik öneme sahip olduğunu, zira petrolün enflasyonu tetikleyerek faiz artışlarına neden olduğunu belirtti.

Paylaş

İlgili Haberler