Değerli Metaller Yatırımcılarını Üzdü: 9 Ayda En Çok Kaybettiren Hangisi Oldu?
Ekonomi

Değerli Metaller Yatırımcılarını Üzdü: 9 Ayda En Çok Kaybettiren Hangisi Oldu?

5

Yılın ilk dokuz aylık periyodunda, küresel piyasalarda yaşanan çalkantılar ve ekonomik belirsizlikler, değerli metaller yatırımcıları için hayal kırıklığı yarattı. Yılın başında rekor seviyelere ulaşarak yatırımcısına umut veren altın, gümüş, platin ve paladyum gibi emtialar, jeopolitik gelişmeler, yükselen tahvil faizleri ve dolardaki güçlenme gibi faktörlerin etkisiyle yönünü aşağı çevirdi. Bu dönemde, yatırımcıların portföylerinde önemli kayıplar yaşanmasına neden olan metal, en çok değer kaybeden olarak kayıtlara geçti.

Özellikle Orta Doğu'daki gerilimlerin tırmanması ve küresel faiz oranlarındaki artış eğilimi, değerli metaller üzerindeki baskıyı artırdı. Altın, yılın ilk dokuz ayında yüzde 3,6'lık bir değer kaybı yaşarken, gümüş yüzde 14,8, platin yüzde 16,7 oranında düşüş gösterdi. Ancak en dikkat çekici kayıp, yüzde 24,4 ile paladyumda kaydedildi. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman olarak gördükleri değerli metallerde dahi sürpriz kayıplarla karşılaştığını ortaya koydu.

Yılın başında ons fiyatı 4 bin 313 dolar civarında seyreden altın, Ocak ayında 5 bin 600 dolar seviyesini görerek rekor tazeledi ve ayı yüzde 12,4'lük bir artışla 4 bin 849 dolardan kapattı. Şubat ayında da yükselişini sürdürerek 5 bin 263 dolara ulaşan altının ons fiyatı, Mart ayında Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesiyle birlikte sert bir düşüş trendine girdi. Mart ayında yüzde 11,32'lik bir kayıpla 4 bin 667 dolara gerileyen altın, 2008 yılındaki küresel krizden bu yana en sert aylık düşüşlerinden birini yaşadı. Nisan ve Mayıs aylarında da değer kaybetmeye devam eden altın, Haziran ayında yüzde 11,7'lik düşüşle 4 bin 7 dolara kadar indi ve yılın ilk yarısını yüzde 7,1'lik bir kayıpla tamamladı. Temmuz ve Ağustos aylarında kısmi toparlanmalar yaşansa da, Eylül ayında yeniden yüzde 6,6'lık bir düşüşle 4 bin 157 dolara geriledi. Böylece altın, yılın tamamlanan 9 aylık bölümünde yatırımcısına yüzde 3,6 oranında kaybettirdi.

Gümüş cephesinde de benzer bir tablo hakimdi. Yılın başında 71 dolar civarında başlayan gümüşün ons fiyatı, Ocak ayında 121,7 dolara çıkarak rekor kırdı ve ayı yüzde 17,3'lük bir artışla 83,3 dolardan tamamladı. Şubat ayında 93,8 dolara kadar yükselen gümüş, Mart ayında Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle sert bir düşüş yaşayarak 61 dolara kadar geriledi ve ayı yüzde 19,9'luk kayıpla 75,1 dolardan kapattı. İlk yarıyılını yüzde 17,3'lük kayıpla tamamlayan gümüş, yılın 9 aylık döneminde yatırımcısına yüzde 14,8 oranında kaybettirerek, altından daha fazla değer kaybettiğini gösterdi.

Platinin durumu da farklı değildi. Yılın başında 2 bin 54 dolardan işlem gören platin, küresel arz sorunları nedeniyle Ocak ayında 2 bin 923,3 dolara ulaşarak zirve yaptı. Ancak Mart ayında jeopolitik riskler ve doların güçlenmesiyle yüzde 17,2'lik bir düşüş yaşayarak 1960,1 dolara geriledi. Yılın ilk yarısını yüzde 24,4'lük ciddi bir kayıpla kapatan platin, 9 aylık dönem sonunda yüzde 16,7'lik bir değer kaybına ulaştı.

Paladyum ise bu dönemde en sert düşüşü yaşayan değerli metal oldu. Yılın başında 1603 dolardan başlayan paladyum, ilk yarıyılını yüzde 24,2'lik bir kayıpla tamamlarken, yılın 9 aylık periyodunda yatırımcısına yüzde 24,4 oranında kaybettirdi. Bu durum, paladyumun, yatırımcılar için yılın en riskli değerli metali haline geldiğini gösteriyor.

Ekonomistler ve piyasa analistleri, değerli metallerdeki bu düşüş trendinin temel nedenleri olarak küresel faiz oranlarındaki artışları ve doların küresel ölçekte güçlenmesini gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında attığı adımlar ve faiz artırımı beklentileri, tahvil piyasalarında satışları tetikleyerek tahvil faizlerini yükseltti. Bu durum, yatırımcıların risksiz getiri sunan tahvillere yönelmesine neden olurken, dolara olan talebi de artırdı. Güçlenen dolar, dolar cinsinden fiyatlanan değerli metallerin diğer para birimleri için daha pahalı hale gelmesine yol açarak talebi olumsuz etkiledi.

Piyasa uzmanları, değerli metallerde yeniden bir yükseliş trendinin başlaması için küresel faiz oranlarının düşüşe geçmesi veya jeopolitik risklerin azalması gerektiğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu'daki savaşın sona ermesi ve tansiyonun düşmesi, petrol fiyatlarındaki olası bir gerileme ile birlikte değerli metaller için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak mevcut ekonomik koşullar ve merkez bankalarının sıkı para politikaları, değerli metaller için yakın vadede zorlu bir sürece işaret ediyor.

Paylaş

İlgili Haberler