Demirtaş'tan Çerçeve Yasa Teklifi Hakkında Önemli Açıklamalar
Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 18 saatlik yoğun bir müzakerenin ardından kabul edilen 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi', kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak adlandırılmaya başlandı. Bu önemli yasal düzenlemenin kimleri kapsayacağına dair süregelen tartışmalar sürerken, gözler siyasi liderlerin ve ilgili çevrelerin yapacağı açıklamalara çevrilmişti. Özellikle, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin daha önceki dönemlerde Abdullah Öcalan'a yönelik 'umut hakkı' tanınması ve Selahattin Demirtaş'ın evine dönmesi yönündeki beyanları, bu teklifin olası etkileri hakkında spekülasyonlara yol açmıştı. Ancak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yaptığı açıklamalarla, Abdullah Öcalan'ın mevcut yasal düzenlemenin dışında tutulduğu net bir dille ifade edildi. Yılmaz, kişiye özel kanuni düzenlemeler yapmanın söz konusu olmadığını, tüm çalışmaların genel bir çerçeve içerisinde ve kapsayıcı bir yaklaşımla yürütüldüğünü belirtti.
Bu gelişmelerin ardından, Selahattin Demirtaş'tan beklenen açıklama geldi. Yapılan ortak bir mesaj metninde, bu yasal sürecin sadece belirli kişilere yönelik olmadığı, toplumsal bütünleşmeyi ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedeflediği vurgulandı. Mesajda, sürece katkı sağlayan ve destek veren çeşitli siyasi parti liderlerine ve temsilcilerine teşekkür edildi. Bu isimler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Kemal Kılıçdaroğlu ve HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu gibi önemli siyasi figürler yer aldı. Ayrıca, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ın da süreçle ilgili olumsuz eleştirileriyle dolaylı yoldan katkı sağladıkları belirtilerek teşekkür edildi.
Demirtaş'ın mesajında öne çıkan önemli noktalar, bu sürecin asla bir bölünme, ayrışma veya çıkar odaklı pazarlık zemini olmadığı yönündeydi. Mesajda, kimsenin bu çabaların ardında gizli hesaplar veya kirli planlar arayarak zaman ve enerji kaybetmemesi gerektiği ifade edildi. Şüpheci veya önyargılı yaklaşan çevrelerin, bu sürecin temelinde yatan bin yıllık Türk-Kürt kardeşliği, birlik ve beraberlik duygusundan başka bir şey bulamayacakları açıkça belirtildi. Atılan her adımın, yeni ufuklar açacağı, reformlara zemin hazırlayacağı ve daha iyi bir yaşama kapı aralayacağı dile getirildi. Bu çabaların, güçlü demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde ilerlemesi gerektiği, halkın hak ettiği huzurlu yaşama kavuşması için herkesin hassasiyetle hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Ayrıca, 40 yıllık çatışma ortamının yarattığı acılara dikkat çekilerek, bu sürecin vakur, olgun ve erdemli bir duruşla ilerletilmesi gerektiği ifade edildi. Kaybetme veya zafer gibi duygulardan uzak durularak, acıların ortaklaştırılıp geride bırakılması ve el ele geleceğe yürünmesi gerektiği mesajı verildi. Milletvekillerine seslenerek, kullanılacak her oyun barışı, birliği ve kardeşliği güçlendirmesi, eleştirilerin ise yapıcı bir zeminde dile getirilmesi temenni edildi. Bu adımın siyasete nezaket, iş birliği ve olgunluk getireceği umudu dile getirildi. Mesajın sonunda, sürecin sahiplenilmesinde emeği geçen tüm siyasi parti temsilcilerine, DEM Parti'nin Eş Genel Başkanlarına, İmralı Heyeti üyelerine ve bu süreçte emeği geçen isimsiz kahramanlara özel olarak teşekkür edildi. Sırrı Süreyya Önder de rahmetle anıldı. Yeni yasa teklifinin hayırlara vesile olması dilenerek Genel Kurul'a saygı selamları iletildi.