Denizli Müftülüğü'nde Lüks Araç Tartışması: 1 Milyonluk Araç Satıldı, Yerine 5 Milyonluk Alındı
Denizli İl Müftülüğü'nde makam aracıyla ilgili yaşanan bir gelişme kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtı. İddialara göre, müftülük tarafından kullanılan ve yaklaşık 1 milyon Türk Lirası değerinde olduğu belirtilen bir araç satıldı. Bu satışın ardından, yerine piyasa değeri yaklaşık 5 milyon Türk Lirası olan, sıfır kilometre, yabancı menşeli lüks bir otomobil tahsis edildiği öne sürüldü. İki araç arasındaki yaklaşık 4 milyon Türk Lirası'lık değer farkının hangi kaynakla finanse edildiği ise henüz netlik kazanmadı.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genel olarak yüksek bütçesi, yöneticilerinin kullandığı pahalı makam araçları ve lüks otellerde düzenlenen toplantılarıyla zaman zaman gündeme geldiği biliniyor. Son olarak Denizli İl Müftülüğü'nde yaşanan bu durum, kurumun harcamaları ve bağışların kullanımına ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı. Edinilen bilgilere göre, müftülük tarafından makam hizmetlerinde kullanılmak üzere alınan yeni aracın, mevcut ekonomik koşullar altında vatandaşların gösterdiği hassasiyetle bağdaşıp bağdaşmadığı sorgulanıyor.
Konuyla ilgili olarak Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası Din-Bir-Sen, tepkisini dile getirdi. Sendika tarafından yapılan açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın itibarının ve milletin emanetinin gösterişçi bir lüks anlayışına kurban edilemeyeceği vurgulandı. Vatandaşların ciddi ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiği bir dönemde, Diyanet İşleri Başkanı'nın dahi TOGG gibi yerli üretim araçları tercih ettiği bir ortamda, Denizli Müftüsü'nün bu denli gösterişli ve mütevazılıktan uzak bir tutum sergilemesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. Sendika, bu tür harcamaların İslam'ın temel değerleri ve Diyanet mensuplarının onuru ile çeliştiğini ifade etti.
Din-Bir-Sen, bu yeni ve oldukça pahalı aracın temininde Diyanet Vakfı'na yapılan bağışların kullanılıp kullanılmadığını sorgulayarak, “Bu 5 milyon liralık araç için vatandaşın hayır parası mı harcandı?” sorusunu yöneltti. Müftü Abdullah Pamuklu'nun ise aracın finansmanıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadığı kaydedildi. Sendika ayrıca, Müftü Pamuklu'nun görevdeki konumu ve atanmasındaki olası etkileri hakkında da iddialarda bulundu. Pamuklu'nun Diyanet İşleri Başkanı'nın ve İnsan Kaynakları Genel Müdürü'nün yakın çevresine mensup olduğu ve bu ilişkilerin makamına ulaşmasında etkili olmuş olabileceği iddiaları da dile getirildi.