Depozito Sistemiyle Su Fiyatları Uçtu: Vatandaşa 100 Milyar TL'lik Ek Yük
Türkiye'de içme suyu tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirmesi beklenen Depozito İade Sistemi (DOA), beraberinde getirdiği maliyet artışlarıyla vatandaşın cebini zorlamaya devam ediyor. İklim uzmanı ve aktivist Önder Algedik tarafından yapılan son analizler, musluk suyuna kıyasla ambalajlı suyun fiyatındaki astronomik artışı ve bu artışın ardındaki nedenleri gözler önüne seriyor. Algedik'in hesaplamalarına göre, musluktan yaklaşık 2,75 kuruşa elde edilebilen bir bardak su, depozito sistemi ve diğer operasyonel maliyetlerin eklenmesiyle tüketiciye tam 440 kat daha pahalıya mal oluyor. Bu durum, çevreye duyarlı bir dönüşüm hedefiyle yola çıkılan sistemin, aslında yeni ve ağır bir ekonomik yük getirdiğini ortaya koyuyor.
Sektördeki fiyat değişimlerini detaylı bir şekilde inceleyen Algedik, Haziran ayında ortalama 84,7 TL'ye satılan 12'li yarım litrelik su paketlerinin, Temmuz ayının başlarında 94,2 TL'ye yükseldiğini belirtti. Bu zamlanma sonucunda, tek bir yarım litrelik pet şişe suyun fiyatı yaklaşık 7,85 TL'ye ulaştı. Bu rakam, musluk suyu maliyetinin yaklaşık 285 katına denk geliyor. Ancak asıl şok, Depozito Odaklı Ambalaj (DOA) sisteminin tam olarak devreye girmesiyle yaşandı. Sistemin yürürlüğe girmesiyle birlikte yarım litrelik suyun fiyatı 12,16 TL seviyesine fırladı. Algedik, bu fahiş artışın yalnızca depozito bedelinden kaynaklanmadığını, sistemin getirdiği karmaşık ve maliyetli operasyonel süreçlerin de bu fiyat artışında büyük pay sahibi olduğunu vurguladı.
Önder Algedik, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından hayata geçirilen bu uygulamanın, iddia edildiği gibi bir çevreci dönüşümden ziyade, işletmelere ve dolayısıyla tüketicilere ek maliyetler yüklediğini savunuyor. Vatandaşın zaten ambalaj ve lojistik giderlerini karşıladığını belirten Algedik, TÜÇA'nın üreticilerden ayrıca 'Depozito Katılım Bedeli' adı altında bir ücret talep ettiğini ifade etti. Sistem kapsamında satıcılara getirilen 8 ana maliyet kalemi ise şöyle sıralanıyor: Depozito Bilgi Yönetim Sistemi'ne zorunlu üyelik, yetkilendirilmiş saha ve toplayıcı operatörlerle sözleşme yapma yükümlülüğü, depozito iade makinelerinin satın alınması ve kurulumu için gereken yatırım, işletmelerde depozito iade süreçleri için özel alan tahsisi, altyapı düzenlemeleri ve personel eğitimi gibi operasyonel hazırlıklar. Satıcılar, tüm bu giderlere katlanmalarına rağmen, her bir ambalaj başına yalnızca 20 kuruş geri alabildiklerini belirten Algedik, bu katlanılan yüksek maliyetlerin kaçınılmaz olarak ürün fiyatlarına yansıtıldığını kaydetti.
Sistemdeki maliyet zincirinin 5 farklı aşamada tüketicileri olumsuz etkilediğini ileri süren Algedik, özellikle iade edilmeyen ambalajlar için peşin alınan bedellerin sistem içinde kalmasının, toplam maliyetleri daha da artırdığına dikkat çekti. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) tarafından sağlanan veriler ve 2026 yılına yönelik ciro tahminleri dikkate alındığında, depozito uygulamasının sektörde yaratacağı toplam ek maliyetin 100 milyar TL sınırını aşacağı öngörülüyor. Algedik, gerçek çözümün depozito iade makinelerinde değil, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı kamusal altyapı çözümlerinde yattığını savunuyor. 81 ilin merkezi noktalarına kurulacak ücretsiz ve hijyenik su çeşmeleriyle pet şişe kullanımına olan bağımlılığın sona erdirilebileceğini belirten Algedik, yerel yönetimlerin bu soruna karşı alternatif kamusal çözümler üretmesi gerektiğinin altını çizdi.