Deprem Acısını Kahramanlığa Dönüştürdü: Kaybettiği Oğlunun Adına Hayat Kurtarıyor
Gündem

Deprem Acısını Kahramanlığa Dönüştürdü: Kaybettiği Oğlunun Adına Hayat Kurtarıyor

11

İzmir'de 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen yıkıcı depremde, 12 yaşındaki biricik oğlu Halil Berk'i ve sevgili köpeği Alf'i kaybeden Meryem Kaya Öztürk'ün hayatı, bu derin acıyla tamamen değişti. Yaşadığı tarifsiz üzüntünün ardından, başka hayatlara dokunma ve kurtarma çalışmalarına katılma kararı alan Öztürk, bu yönde kapsamlı eğitimler aldı. Uluslararası geçerliliğe sahip kurtarma sertifikalarını başarıyla tamamlayan Öztürk, en acı günlerin yaşandığı 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerde de arama kurtarma ekiplerinin bir parçası olarak görev aldı. Kendi yaşadığı trajediyi, başkalarının hayatını kurtarmak için bir motivasyona dönüştüren Öztürk'ün bu fedakarlığı, pek çok kişiye umut oldu.

Öztürk'ün hayatını kökten değiştiren İzmir depremi, Seferihisar'ın açıklarında saat 14:51'de kaydedilmişti. Richter ölçeğine göre 6,6 büyüklüğündeki bu sarsıntı, ne yazık ki 117 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine ve 1032 kişinin de yaralanmasına neden olmuştu. Özellikle Bayraklı ve Bornova ilçelerinde birçok apartman yerle bir olmuştu. Meryem Kaya Öztürk ve ailesi de bu yıkımın yaşandığı Barış Sitesi C Blok'ta ikamet etmekteydi. Deprem anında iş yerinde, tıbbi mümessil olarak görevini sürdüren Öztürk, pandemi koşulları nedeniyle çocukların evde olduğunu ve oğlunun da köpeğiyle birlikte evde bulunduğunu belirtti. O anı, 'Evime koştum, oğlumun odasından görünen küçük bir boşluktan seslenip içeri girmeye çalıştım' sözleriyle anlatan Öztürk, yaşadıkları çaresizliği ve bekleyişin ne kadar zorlu geçtiğini şu sözlerle ifade etti: 'Profesyonel ekiplerin gelmesini bekledik. Onların ulaşması da zaman aldı. Yaklaşık 3-4 saat boyunca çocuğumdan ses almaya çalıştık. Ancak ne yazık ki Berk'e ulaşmamız tam 23 saat sürdü. Bu bekleyişimiz, bizim için inanılmaz sancılı geçti. Nihayet Berk'e ulaşıldığında ise artık çok geçti. Onun için yapabileceğimiz hiçbir şey kalmamıştı.'

Halil Berk'ten geriye kalan en dokunaklı hatıralardan biri ise, gitar çalarken annesine yönelttiği, 'Benim videom kime hatıra kalacak?' sorusu ve annesinin ona verdiği 'Bana' cevabının yer aldığı bir video kaydı oldu. Oğlunun bu kaybının ardından işinden istifa eden Meryem Kaya Öztürk, yas sürecini atlatmasının ardından, geride kalan diğer çocuklar için bir şeyler yapabilme düşüncesinin ağırlık kazandığını belirtti. 'Berk'in bu dünyadan ayrılışı, benim hayata bakışımı tamamen değiştirdi' diyen Öztürk, yas döneminin ardından, kendi evladı için artık yapabileceği bir şey kalmadığını ancak hayatta kalan diğer çocuklar için büyük bir fark yaratabileceğini fark ettiğini söyledi. Yaşadığı o 23 saatlik zorlu bekleyişin kendisine çok önemli dersler verdiğini vurgulayan Öztürk, profesyonel kurtarma ekiplerini gördüğünde kendi kendine bu alanda yetkinleşme isteği duyduğunu dile getirdi. İlk olarak Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) bünyesinde gönüllü olarak çalışmaya başlayan Öztürk, gerekli eğitimlerini tamamlayıp gönüllülük akreditasyon sürecinden geçtikten sonra, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) çatısı altına katıldı. Beş yıl boyunca kesintisiz olarak eğitimlerine devam eden Öztürk, farklı felaket senaryolarında da aktif olarak görev aldı.

11 ili etkisi altına alan ve büyük yıkıma yol açan 6 Şubat depremlerinin ardından İslahiye'de görevlendirilen Öztürk, bu görevin kendisi için bir ilk olduğunu belirtti. Bölgeye ulaşana kadar yoğun bir tedirginlik hissettiğini kaydeden Öztürk, o an yaşadığı dönüşümü şu sözlerle ifade etti: 'Orada artık sadece Berk'in annesi değil, Meryem vardı. Tamamen bir kurtarma ekibi üyesi kimliğiyle hareket ediyorsunuz. Bu tür durumlarda panik yapma lüksünüz yok çünkü bir can, bir hayat söz konusu.' Enkaz başında bekleyişin ne denli zorlu bir duygu olduğunu çok iyi bildiğini belirten Öztürk, bir anneye sarılarak ona umut aşılamanın ve hayata tutunmayı başaranların mutluluğunu paylaşmanın kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu söyledi. Evladını kaybetmiş ailelere seslenen Öztürk, kendilerine iyi gelecek şeylere tutunmalarını tavsiye ederek sözlerini tamamladı. 'Benim en büyük amacım, bir hayata, bir cana dokunmaktı ve çok şükür ki bunu başardım. Enkazın içerisine girerek dışarı çıkabildim. Bu benim için hem büyük bir gurur kaynağı hem de tarifsiz bir mutluluk.' ifadelerini kullandı.

Paylaş

İlgili Haberler