Dev Çekirgeler Zilan Yaylası'nda Şaşkınlık Yarattı: Uzmanlardan Açıklama
Gündem

Dev Çekirgeler Zilan Yaylası'nda Şaşkınlık Yarattı: Uzmanlardan Açıklama

5

Van'ın Erciş ilçesine bağlı Zilan Yaylası'nda son günlerde gözlemlenen devasa boyutlardaki çekirgeler, bölge sakinlerinde hem merak hem de kısa süreli bir endişe uyandırdı. Yaklaşık 15 santimetreye varan uzunluklarıyla dikkat çeken bu böcekler, ilk bakışta ürkütücü görünse de, bilim insanları tarafından ekosistem için oldukça faydalı canlılar olarak tanımlanıyor. Yayla sakinlerinden Murat Poyrazoğlu, bölgede uzun yıllardır bulunduğunu ancak daha önce bu denli büyük çekirgelere rastlamadığını belirterek, durumu şöyle özetledi: "Yıllardır bu topraklarda yaşıyorum ve böyle bir büyüklükte çekirge görmek ilk defa başıma geliyor. Boyları neredeyse 10 santimetreyi geçiyor. Televizyonlarda da benzer görüntüleri izlemiştik. Son birkaç gündür bu yaylada bu devasa çekirgelerle karşılaşıyoruz. Bu canlıların insanlara veya tarım ürünlerine bir zararı olup olmadığını bilmiyoruz. Yetkililerin bu konuyu araştırmasını ve bizleri bilgilendirmesini bekliyoruz." Poyrazoğlu'nun bu endişeleri, bölgedeki diğer vatandaşlar tarafından da dile getirildi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Hakkari Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, bu çekirgelerin Orthoptera takımına ait, avcı bir tür olduğunu belirtti. Prof. Dr. Taylan, biyoçeşitlilik, moleküler genetik ve biyotoksin alanlarındaki uzmanlığına dayanarak, Erciş Zilan Yaylası'nda gözlemlenen böceklerin fotoğrafları ve videoları üzerinden yaptığı ilk değerlendirmede, bu canlıların predatör yani etçil olduklarını ve ekosistemdeki rollerinin son derece önemli olduğunu ifade etti. Taylan, "Bu çekirge türleri, ekolojik dengenin korunmasında kritik bir rol oynar. Başta tarım alanlarına zarar veren olmak üzere, diğer zararlı böcek popülasyonlarını kontrol altında tutarak aslında çiftçilerin en büyük yardımcılarından biridir. Bu nedenle onları 'çiftçi dostu' olarak adlandırmak yanlış olmaz." şeklinde konuştu. Bu türün, özellikle doğal yaşam alanlarında zararlı organizmaların popülasyonunu dengeleyerek tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladığı vurgulandı.

Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, vatandaşların bu çekirgelerle karşılaştıklarında onlara zarar vermemeleri yönünde çağrıda bulundu. Özellikle 'Saga' cinsine ait olduğu düşünülen bu büyük çekirgelerin varlığının, ekosistem sağlığı açısından olumlu bir gösterge olduğunu belirten Taylan, "Bu canlıları gördüğünüzde lütfen onlara zarar vermeyin, aksine onları koruyun. Bu türler, bulundukları habitatta av-avcı dengesini sağlayan kilit rol oynar. 'Saga' cinsinin Türkiye'de birçok farklı türü bulunmakta ve hatta bazı araştırmacılar, bu cinsin kökeninin Anadolu topraklarına dayandığını öne sürmektedir. İlk tanımlanan tür 1938 yılına dayanırken, Batı Palearktik bölgede toplam 13 tür tespit edilmiştir. Ülkemizde yakın zamanda keşfedilen 'Saga Hakkarica' türü de bu alandaki bilimsel çalışmalarımızın bir ürünüdür." dedi. Taylan, bu böceklerin insanlara veya bitkilere zarar vereceği yönündeki endişelerin yersiz olduğunu, onların tamamen avcı bir yapıya sahip olduklarını tekrar vurguladı.

Bu devasa çekirgelerin, Batı Palearktik coğrafyasında yaşayan en büyük böcek türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Taylan, bireylerin ortalama 12 ila 15 santimetre uzunluğa ulaşabildiğini dile getirdi. Dişi bireylerin yumurta bırakmak için kullandıkları ve 'ovipozitör' adı verilen uzantıları da hesaba katıldığında, toplam uzunluklarının 20 santimetreye yaklaşabildiğini belirtti. İlk anda ürkütücü bir görüntüye sahip olsalar da, bu canlıların bulundukları çevresel koşullar ve ekosistem içerisindeki görevleri göz önüne alındığında büyük önem taşıdıklarını söyledi. Prof. Dr. Taylan, sözlerini şöyle tamamladı: "Her canlı türünün ekosistemde kendine özgü bir rolü ve önemi vardır. Bu çekirgeler de tarım zararlılarını avlayarak ekolojik dengeye önemli katkılar sunmaktadır. Bu nedenle, vatandaşlarımızın bu canlıları gördüklerinde paniğe kapılmadan, onları doğal yaşamın bir parçası olarak kabul etmeleri ve zarar vermekten kaçınmaları büyük önem taşımaktadır. Onların varlığı, sağlıklı bir çevre için olumlu bir işarettir." Taylan, canlıları 'yararlı' veya 'zararlı' olarak etiketlemenin bilimsel bir yaklaşım olmadığını ancak insan merkezli bir bakış açısıyla bakıldığında, bu türün tarım zararlılarını yok etmesi nedeniyle faydalı kabul edilebileceğini de sözlerine ekledi.

Paylaş

İlgili Haberler