Dev Fon Vurgunu: Siyasi Kriz ve Sistematik Soygun İddiaları
Gündem

Dev Fon Vurgunu: Siyasi Kriz ve Sistematik Soygun İddiaları

8

Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşen ve büyüklüğü 800 milyar liraya ulaştığı tahmin edilen fon vurgunu, siyasetin en üst düzeyinde yankılanmaya devam ediyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, konuyu katıldığı bir televizyon programında değerlendirerek, mevcut durumun Cumhuriyet tarihinin en büyük mali soygunu olduğunu savundu. Dervişoğlu, iktidarın şeffaf bir süreç izlemediğini vurgulayarak, yaşananların münferit bir olaydan ziyade, 'örgütlü bir suç' mahiyetinde olduğunu belirtti. Hükümetin içindeki bazı yetkililerin, kimin ne kadar kazanç sağladığını saniyeler içinde öğrenebilecek imkana sahipken, kamuoyuyla hiçbir verinin şeffaf bir şekilde paylaşılmadığını ifade etti.

Dervişoğlu, hukuki boyutuna da dikkat çekerek, iktidardan beklentilerinin birkaç kişiyi sorumlu tutmakla sınırlı olmadığını, olayın kök nedenlerine inilerek tam bir hesaplaşma yaşanması gerektiğini söyledi. Bu olayın, kamu gözetiminde gerçekleştirilen en büyük soygun olduğunu ve tek başına işlenebilecek bir suç olmadığını iddia etti. Birkaç kişiyi günah keçisi ilan ederek olayı basitleştirmenin mümkün olmadığını belirten Dervişoğlu, iktidarın bu büyük soygundan tüm yönleriyle sorumlu olduğunu vurguladı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da fon kriziyle ilgili yaptığı değerlendirmede, olayın 'göz göre göre geldiğini' belirtti. Erbakan, bu durumun aşırı doyumsuzluk, para hırsı, kolay yoldan zengin olma isteği ve devlet kurumlarındaki denetimsizlikten kaynaklandığını savundu. 2025 yılındaki Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamaları ve uzmanların uyarılarına rağmen neden önlem alınmadığını sorguladı. Erbakan, fonlardaki şirketlerin yönetim kurullarında bürokratların ve iktidar partisinden siyaset yapmış isimlerin yer aldığını, bu kişilerin kısa sürede fahiş kazançlar elde ettiğini dile getirdi. Yaklaşık 1 trilyon liraya yakın paranın buharlaştığını ve geri alınmasının güç olduğunu belirten Erbakan, milyarlarca doların yurt dışına aktarıldığını ifade ederek, bu durumu 'yüzyılın dolandırıcılığı' olarak nitelendirdi. Olayın Meclis araştırma komisyonu tarafından incelenmesi ve sorumluların tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılmasının önemine vurgu yaptı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise fon kriziyle, ülkedeki çifte standartların gözler önüne serildiğini söyledi. Fon krizi sinyallerinin verildiği dönemde sessiz kalan sistemin, AK Parti'nin önemli bir kurmayı ile ilgili bir durum ortaya çıktığında hemen harekete geçtiğini ancak aradan bir haftaya yakın süre geçmesine rağmen ne bir soruşturma ne de bir gözaltı yaşanmadığını belirtti. Arıkan, AK Parti'nin bir başka önemli kurmayının oğlunun mal varlığına konulan tedbirin bir saat sonra kaldırılmasına da dikkat çekerek, sistemin bir kurmay oğlu olunca bir saatte karar verebildiğini ancak 1.5 yıl bekleyebildiğini eleştirdi. Arıkan, denetleme mekanizmasındaki kişilerin kendi uygulamalarını denetlemesinin sağlıklı bir sistem olmadığını ifade etti. Bu arada, Arıkan, SÖZCÜ TV ve program sunucusu Aslı Kurtuluş Mutlu adına dikilen fidanların sertifikasını takdim etti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise fon kriziyle ilgili farklı bir bakış açısı sundu. Yıldız, devletin gerekli tüm tedbirleri aldığını ve takibi yaptığını belirterek, kimsenin hakkının yenmesine izin verilmeyeceğini söyledi. Meclis'te araştırma komisyonu kurulması yönündeki talepleri hatırlatan Yıldız, bu konuda bir gereklilik görmediğini ifade etti. Devletin kendi mekanizmalarıyla konuyu çözebileceğine inandığını belirtti.

Paylaş

İlgili Haberler