Dev Vinç Gemisi İstanbul Boğazı'ndan Tehlikeli Geçiş Yaptı
İstanbul Boğazı, dün gece olağanüstü bir manzaraya sahne oldu. Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi unvanına sahip olan Saipem 7000, oldukça hassas bir manevra ile İstanbul Boğazı'ndaki geçişini tamamladı. Yaklaşık altı saat süren bu tarihi yolculuk, hem deniz trafiği hem de köprü güvenliği açısından büyük bir dikkatle takip edildi. Geminin geçişi sırasında alınan özel önlemler ve yapılan hazırlıklar, olası risklerin minimize edilmesi hedeflenerek gerçekleştirildi.
Özellikle geminin yüksekliği, İstanbul Boğazı'ndaki köprülerle olan kritik mesafesi nedeniyle en çok dikkat çeken unsurdu. Saipem 7000'in operasyonel yüksekliği, geçiş için özel olarak 57 metreye indirildi. Bu alçaltma işlemi, geminin tanklarına kontrollü bir şekilde su alınarak ve devasa kule ile vinçlerinin yatırılması suretiyle gerçekleştirildi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün deniz seviyesinden yüksekliği 65 metre olarak biliniyor. Bu veriler ışığında, Saipem 7000'in köprünün altından sadece 8 metre gibi son derece dar bir farkla geçmesi, olayın ne denli büyük bir titizlik gerektirdiğini gözler önüne serdi. Bu durum, boğaz geçişinin ne kadar tehlikeli bir operasyon olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Libya'nın Bouri Limanı'ndan Romanya'nın Köstence Limanı'na doğru doğal gaz boru hattı döşeme projesi kapsamında seyahat eden Saipem 7000, teknik kapasitesiyle de dikkat çekiyor. 198 metre uzunluğa, 135 metre yüksekliğe ve tam 117 bin 812 groston ağırlığa sahip olan bu devasa gemi, 2000 metreden daha derin denizlerde boru döşeme yeteneğine sahip. Bu özelliği, onu enerji projelerinde vazgeçilmez kılıyor. Daha önceki görevlerinde de adından söz ettiren gemi, Rusya'dan Türkiye'ye doğal gaz taşıyan Mavi Akım Projesi kapsamında Karadeniz'de 2 bin 150 metre gibi rekor bir derinlikte 24 inçlik boru hattı döşeme başarısı göstermişti.
Bu tür devasa yapıların dar ve stratejik su yollarından geçişi, her zaman uluslararası denizcilik camiasının ve ilgili ülkelerin gündeminde önemli bir yer tutar. İstanbul Boğazı gibi dünyanın en işlek ve en karmaşık su yollarından birinden gerçekleştirilen böylesi bir geçiş, lojistik planlamanın, mühendislik bilgisinin ve operasyonel koordinasyonun ne kadar üst düzeyde olması gerektiğini vurguluyor. Saipem 7000'in sorunsuz geçişi, ilgili tüm birimlerin uyumlu çalışmasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor ve olası bir kazanın önüne geçilerek İstanbul'un ve uluslararası deniz ticaretinin güvenliği teyit edilmiş oldu.