Dikkat: Dolandırıcıların Yeni Yöntemi Ses Kaydınızı Hedef Alıyor
Gündem

Dikkat: Dolandırıcıların Yeni Yöntemi Ses Kaydınızı Hedef Alıyor

1

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık yöntemleri de sürekli evrimleşiyor. Son dönemde siber güvenlik uzmanları ve hukukçular tarafından dikkat çekilen yeni bir yöntem, vatandaşların ses kayıtlarını hedef alıyor. Bilinmeyen numaralardan gelen telefon aramalarında, karşı tarafa verilecek basit bir 'Evet' veya 'Hayır' yanıtı, kişiyi dijital onay tuzağına düşürebilir. Bu tür aramaları yanıtlayanların, doğrudan onay veya ret bildiren net kelimeler kullanmaktan kaçınması gerektiği vurgulanıyor.

Dolandırıcıların yeni taktiği, rastgele numaraları arayarak telefonun diğer ucundaki kişinin ses kaydını almak üzerine kurulu. Hat açıldığında, karşı taraftan özellikle 'Evet' ya da 'Hayır' gibi net yanıtlar alınmaya çalışılıyor. Elde edilen bu ses kayıtlarının, günümüzün gelişmiş yapay zekâ teknolojileri kullanılarak işlenebileceği belirtiliyor. Bu işlenmiş ses kayıtları, dijital onay mekanizmalarında kanıt olarak gösterilebiliyor veya sahte sözleşmelerde kullanılarak kişileri borçlandırma gibi yasa dışı işlemlere alet edilebiliyor. Siber güvenlik uzmanları, bu yöntemin özellikle telesekreter veya sesli imza sistemlerini manipüle etmek amacıyla kullanıldığını ifade ediyor.

Telefonu açan kişilere genellikle, 'Sesimi net bir şekilde alabiliyor musunuz?', 'Beni duyabiliyor musunuz?' veya 'Görüşmek istediğim kişi siz misiniz?' gibi, doğrudan ve kısa cevaplar vermeye zorlayan sorular yöneltiliyor. Bu sorulara verilen 'Evet' veya 'Hayır' gibi yanıtlar, dolandırıcıların eline önemli bir koz veriyor. Bu ses kayıtları, daha sonra ses taklidi yapabilen yapay zekâ araçlarına veri olarak aktarılıyor. Bu sayede, kişilerin sesi taklit edilerek çeşitli dijital platformlarda veya sözleşmelerde sesli onayları varmış gibi gösterilebiliyor. Bu durum, dijital dünyada kimlik ve onay güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor.

Hukukçular ise bu tür ses kaydı yoluyla elde edilen onayların, tek başına yasal bir taahhüt oluşturma gücüne sahip olmasa da, mağdur olan kişiler için son derece zahmetli ve yıpratıcı bir ispat sürecini beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Sahte onay kayıtları nedeniyle hiç yapmadıkları işlemler için borçlandırılan bireyler, bu durumu yargı önünde kanıtlamak için uzun ve meşakkatli bir hukuki mücadele vermek zorunda kalabiliyor. Bu durum, hem maddi hem de manevi olarak kişileri olumsuz etkiliyor. Bu tür dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek için uzmanlar, bilinmeyen numaralardan gelen aramalarda 'Evet' veya 'Hayır' gibi net cevaplar yerine, 'Buyurun' veya 'Kimle görüşüyorum?' gibi daha açıklayıcı ve net olmayan ifadelerle yanıt verilmesini öneriyor. Ayrıca, şüpheli durumlarda görüşmenin hemen sonlandırılması ve herhangi bir kurumsal kimlik iddiası söz konusuysa, ilgili kurumun resmi iletişim kanallarının bizzat aranması büyük önem taşıyor.

Paylaş

İlgili Haberler