Dışişleri Bakanlığı Toplantı Salonunda Atatürk İmzası Eksik Kaldı
Dışişleri Bakanlığı'nın Ankara'daki ana yerleşkesinde bulunan ve geçtiğimiz aylarda kapsamlı bir tadilattan geçirilen basın toplantısı salonu, yeniden gazetecilerin kullanımına açıldı. İlk olarak 1 Temmuz tarihinde hizmete giren salonda yapılan ilk toplantılarda, daha önceki düzenlemede yer alan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün portresi ile 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ibaresinin yeni tasarımda bulunmadığı gözlemlendi. Bu durum, kamuoyunda ve basın mensupları arasında çeşitli soru işaretlerine neden oldu.
Tadilat sürecinde geçici olarak bakanlık içindeki başka bir salonda ve bir otelde gerçekleştirilen basın toplantılarının, yenilenen ana salona taşınmasıyla birlikte bu eksiklikler daha belirgin hale geldi. Atatürk'e ait portrenin bulunduğu düşünülen duvar bölümünün yerine kahverengi tonlarında ahşap bir panelin yerleştirildiği, ayrıca salona geçiş koridorunda bulunan Dışişleri Bakanlığı şehitlerini anma anıtının da kaldırıldığı dikkatlerden kaçmadı. Bu değişiklikler, mekanın atmosferinde ve taşıdığı anlamlarda önemli bir farklılık yarattı.
O dönemde Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgilere göre, tadilat çalışmalarının henüz tam olarak tamamlanmadığı ve salonun henüz nihai şeklini almadığı ifade edilmişti. Salonun, alternatif bir salonda gerçekleştirilmesi planlanan bir sınav nedeniyle zorunlu olarak erken kullanıma açıldığı, bu nedenle Atatürk portresi ve diğer eksik unsurların tamamlanması için ek süreye ihtiyaç duyulduğu belirtilmişti. Kaynaklar, bu unsurların en kısa sürede yerine konulacağı yönünde güvence vermişti.
Ancak, 1 Temmuz'dan bu yana geçen 36 günlük sürenin ardından, dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile gerçekleştirilen ortak basın toplantısında da aynı durumun devam ettiği görüldü. Atatürk portresi ve 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' yazısının salondaki yerini almadığı, şehitler anıtının da eski pozisyonuna dönmediği gözlemlendi. Bu durum, tadilatın neden bu kadar uzun sürdüğü ve mevcut düzenlemenin kalıcı olup olmayacağı yönündeki spekülasyonları artırdı. Bakanlık kaynakları eksikliklerin tamamlanacağı bilgisini tekrarlasa da, geçen zamana rağmen somut bir adım atılmaması, beklentileri karşılamadı.