Doğu Afrika Yıkıcı Tektonik Hareketlilikle Sarsıldı: Yer Santim Santim Açılıyor
Doğu Afrika'nın hassas tektonik kuşağında yer alan Etiyopya'nın Afar bölgesi, son aylarda eşi benzeri görülmemiş bir jeolojik aktiviteye sahne oldu. Arap, Nubya ve Somali tektonik levhalarının buluşma noktasında bulunan bölgede, yer altındaki yoğun magma hareketliliği nedeniyle zemin birkaç ay içinde yaklaşık 60 santimetre gibi dikkat çekici bir mesafede yana doğru kaydı. Bu olağanüstü durum, bölgede meydana gelen çok sayıda depremin tetiklenmesine yol açarken, can ve mal güvenliği endişeleri nedeniyle 75 bin kişinin acil olarak tahliyesini zorunlu kıldı.
Aralık 2024 ile Mart 2025 tarihleri arasında gözlemlenen bu olağandışı tektonik hareketlilik, normalde yılda birkaç santimetreyi aşmayan bir genişleme hızına sahip olan rift (çatlak) zonunda gerçekleşti. Bilim insanları, bu kısa zaman diliminde zeminin 60 santimetreye varan bir kayma göstermesinin, bölgenin jeolojik yapısı için ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'ndan (U.S. Geological Survey) araştırmacı Chanel A. Deane başkanlığındaki uluslararası bir bilim ekibi tarafından yürütülen detaylı incelemeler, bu ani genişlemenin yüzeyde gözlemlenen bir volkanik patlamadan kaynaklanmadığını ortaya koydu. Yapılan analizler, Fentale ve Dofen volkanları arasında, yerin derinliklerinde yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda dikey bir magma damarının oluştuğunu gösteriyor.
Yer kabuğunun içine sızan bu magma kütlesinin adeta bir kama gibi davranarak, üzerindeki yüzey yapısını iki yana doğru ittiği ve magma akışkanının bir kısmının yer altında katılaşarak mevcut jeolojik formasyona entegre olduğu tespit edildi. Bu yeraltı magma aktivitesi, bölgede büyüklükleri 4 ila 5.9 arasında değişen 300'den fazla sismik olayı tetikledi. Özellikle 14 Şubat 2025 tarihinde kaydedilen deprem, yaşanan sarsıntıların en şiddetlisi olarak kayıtlara geçti. Meydana gelen bu yoğun sismik aktiviteler ve zemindeki kaymalar sonucunda, Afar bölgesindeki ulaşım ağları, yapılar, su kaynakları ve diğer altyapı sistemleri ciddi hasar gördü. Arazide gözle görülür derinlikte çatlaklar oluştu.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), artan riskler ve güvenlik endişeleri nedeniyle Ocak 2025 itibarıyla bölge halkından yaklaşık 75 bin kişinin güvenli bölgelere tahliye edildiğini duyurdu. Bilim insanları, bu yer değişimlerini hassasiyetle takip etmek amacıyla saha çalışmalarının yanı sıra Girişimölçer Yapay Açıklıklı Radar (InSAR) adı verilen gelişmiş uydu teknolojisini kullanıyor. Depremlerin ardından yayılan sismik dalgaların analiziyle, sarsıntıların karmaşık dağılımı 50 kilometrelik dar bir hat üzerinde netleştirilerek, magma damarının konumuyla eşleştirildi. Mada Walabu Üniversitesi'nden öğretim üyesi Abdisa Kawo, elde edilen uydu verilerinin yüksek güvenilirliğe sahip olduğunu vurgulayarak, bölgedeki magma hareketlerini, ısı değişimlerini, gaz salınımlarını ve su kaynaklarındaki değişimleri daha yakından izleyebilmek için yer gözlem istasyonlarının ve ölçüm cihazlarının sayısının artırılması gerektiğini belirtti. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan başka bir çalışmada ise, Afar'ın altındaki manto tabakasının homojen olmadığı ve levha hareketleriyle şekillenen bir magma yükselişinin (upwelling) varlığı belgelendi. Bölgede en son Eylül 2015 ve Eylül 2024 tarihlerinde benzer magma sıkışmaları yaşandığı ancak 2024-2025 dönemindeki hareketliliğin hacim ve enerji açısından çok daha büyük boyutlarda olduğu raporlandı.