Doğu Karadeniz'de Yeni Felaket Tehlikesi: Bilim İnsanından Çarpıcı Uyarılar
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan toprak kaymalarının ardındaki önemli nedenlere dikkat çekerek, bölgeyi yeni bir felaket tehlikesinin beklediği konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte artan düzensiz yağışlar, bölgedeki heyelan ve taşkın riskini yükseltirken, Prof. Dr. Bektaş, bu riskin temel nedenlerinden birinin de depremler olduğunu vurguladı. Bölgenin jeolojik yapısının, denize doğru sürekli bir çöküş eğiliminde olduğunu belirten uzman, mevcut durumun acil ve kapsamlı müdahale gerektirdiğini ifade etti.
Son yıllarda Arhavi ve Hopa ilçelerinde meydana gelen ve büyük yıkımlara yol açan heyelanların sadece yoğun yağışlarla açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Bektaş, bölgenin kendine özgü jeofiziksel ve jeolojik özelliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Bektaş, özellikle 2024 yılında Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde yaşanan 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından Rize'de meydana gelen toprak kaymasına dikkat çekti. Bu heyelanın, depremin etkili olduğu şiddet alanı içinde gerçekleştiğini ve hemen ardından Arhavi'de büyük bir toprak kütlesinin karayolunu kapatarak dört kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu hatırlattı. Bu olayların yaşandığı dönemde bölgede önemli bir yağış olmamış olması, heyelanların kaynağının sadece meteorolojik koşullar olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgenin jeolojik verilerinin, sahil şeridinin ve çevresindeki arazilerin denize doğru istikrarlı bir şekilde çöktüğünü gösterdiğini aktardı. Sahil yolunun, özellikle ağır tonajlı araçların yoğun olarak kullandığı bir transit güzergah olması, bu çökmenin potansiyel sonuçlarını daha da vahim hale getiriyor. Uzman, mevcut mühendislik çalışmalarının yetersiz kaldığını ve basit önlemlerin bu büyük riski ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Bu nedenle, yamaçların ve yerleşim alanlarının güvenliğini sağlamak adına, zaman kaybetmeden, kapsamlı ve bilimsel temellere dayanan mühendislik projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
Bölgedeki jeolojik hareketlilik ve çökme eğiliminin devam etmesi, gelecekte benzer veya daha büyük felaketlerin yaşanma olasılığını artırıyor. Prof. Dr. Bektaş, “Aynı felaketler yeniden yaşanabilir” diyerek, yetkilileri ve bölge halkını bu konuda acil önlem almaya çağırdı. İklim değişikliğinin getirdiği öngörülemeyen yağış rejimleri ve devam eden jeolojik süreçler göz önüne alındığında, Doğu Karadeniz'in geleceği için risk yönetimi ve proaktif tedbirler hayati önem taşıyor. Bölgenin hassas coğrafi yapısı, kalıcı çözümler üretilmediği takdirde, can ve mal kayıplarına yol açabilecek büyük tehlikeler barındırmaya devam edecek.