Dünyanın En Büyük Dikey Bahçesi Kolombiya'da Hayat Buldu
Kolombiya'nın hareketli başkenti Bogota, artık sadece tarihi ve kültürel zenginlikleriyle değil, aynı zamanda mimari bir harikayla da anılıyor. Şehrin silüetine yeşil bir dokunuş katan Edificio Santalaia, devasa dikey bahçesiyle dünyanın en büyük bu türden yapısı olma unvanını gururla taşıyor. Toplamda on bir kattan oluşan (iki bodrum katı ve dokuz normal kat) bu etkileyici yapı, dış cephesini tamamen saran 33 bin metrekarelik alana yayılmış muazzam bir bitki örtüsüne ev sahipliği yapıyor. Bu yeşil devrim, kentin ortasında adeta bir 'yeşil kalp' misali atarak, ona bambaşka bir soluk getiriyor.
Bu olağanüstü projenin arkasında, İspanya merkezli yeşil tasarım uzmanı Paisajismo Urbano ve Kolombiyalı Groncol şirketinin ortaklığı bulunuyor. Yaklaşık bir buçuk yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü olan bu dikey cennet, sekiz aylık detaylı planlama ve sekiz aylık titiz bir uygulama sürecinin ardından 2015 yılının Aralık ayında tamamlandı. Projede kullanılan binlerce bitki, Paisajismo Urbano'nun başkanı Ignacio Solano ve ekibinin, Kolombiya'nın eşsiz biyoçeşitliliğe sahip Choco yağmur ormanlarına gerçekleştirdiği özel bir keşif gezisi sırasında özenle seçildi. Tam beş farklı bitki ailesinden toplam on farklı türün bir araya getirildiği bu bahçede, tamı tamına 115 bin adet canlı bitki bulunuyor. Tasarım ekibi, bitki türlerinin birbirleriyle olan en küçük düzeydeki etkileşimlerini ve yapıda görsel bir bütünlük, tek renk hakimiyeti (monokromatik) oluşturma prensiplerini ön planda tutarak bu eşsiz kompozisyonu yarattı.
Edificio Santalaia'nın dikey bahçesi, sadece estetik bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda mühendislik açısından da önemli yenilikler barındırıyor. Projenin en kritik teknik unsurlarından biri olan sulama sistemi, kullanılan bitki türlerinin birbirinden farklı su ve besin ihtiyaçlarını en ince ayrıntısına kadar karşılayacak şekilde özel olarak tasarlandı. Bu akıllı sistem, neme ve güneş ışınlarına göre otomatik olarak ayarlanan ve kırkı aşkın bağımsız bölümden oluşan patentli bir teknolojiye sahip. Dahası, bu yenilikçi sistem, dikey duvarlardan sızan fazla suyu toplamakla kalmıyor, aynı zamanda binada yaşayanların ürettiği gri suları (lavabo ve duş suları gibi) da arıtarak yeniden kullanıma sunuyor. Bu sayede hem su tasarrufu sağlanıyor hem de sürdürülebilirlik ilkesi en üst düzeyde hayata geçiriliyor.
Bu devasa yeşil duvarın çevresel etkileri ise adeta nefes kesici. Yapılan analizlere göre, Edificio Santalaia'nın dış cephesindeki 115 bin bitki, yılda 3 bin 100'den fazla insanın temel oksijen ihtiyacını karşılıyor. Ayrıca, bu canlı duvar, çevredeki havayı temizleyerek yaklaşık 775 kilogram ağır metali bünyesine alıyor ve 400 kilogramdan fazla toz partikülünü tutuyor. Zararlı gazların filtrelenmesi konusunda da oldukça başarılı olan bahçe, yılda 2 bin tondan fazla zararlı gazı havadan temizliyor. Bu sayede, 700 kişinin yıllık karbon ayak izini dengeleyebilecek bir etki yaratıyor ve 745 otomobilin yaydığı partikül madde emisyonuna eşdeğer bir hava temizliği sağlıyor. Bununla birlikte, binayı saran yoğun bitki örtüsü, yaz aylarında doğal bir yalıtım görevi görerek iç mekanların serin kalmasına yardımcı oluyor ve klima kullanım ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak enerji tasarrufuna da katkıda bulunuyor.