Emtia Piyasalarında Çalkantı: Altın Düşüşte, Petrol Yükselebilir
Ekonomi

Emtia Piyasalarında Çalkantı: Altın Düşüşte, Petrol Yükselebilir

5

Emtia piyasaları, küresel ekonomik gelişmelerin ve jeopolitik risklerin etkisi altında önemli dalgalanmalar yaşadı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler, değerli metaller üzerinde baskı oluştururken, stratejik su yollarındaki potansiyel normalleşme sinyalleri petrol fiyatlarını aşağı çekti. Bu karmaşık tablo içinde, tarımsal emtialar ise bölgesel lojistik riskleri ve üretim endişeleriyle destek buldu.

Hafta boyunca Orta Doğu'daki gelişmeler, emtia piyasalarının seyrini belirleyen ana faktörlerden biri olmayı sürdürdü. ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımlarını sıkılaştırma hazırlığı ve aynı zamanda bölgeden tahliye edilen diplomatlarını tekrar büyükelçiliklerine gönderme niyetine dair haberler, jeopolitik gerilimlerin bir miktar yatışabileceği yönünde beklentiler oluşturdu. Bu durum, yatırımcıların daha olumlu gelişmelere odaklanmasına zemin hazırlarken, ABD Hazine Bakanlığı'ndan gelen, İran'a yönelik 'ekonomik dışlama' operasyonunun net bir zaman çizelgesine sahip olmadığı yönündeki açıklamalar da bu iyimser havayı pekiştirdi. Diplomatik temasların yeniden canlanabileceği umutları, piyasalarda bir nebze olsun rahatlama sağladı.

Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, emtia fiyatlarının yönünü belirlemede kritik rol oynadı. Enflasyonun, Fed'in uzun süredir hedeflediği yüzde 2 seviyesinin üzerinde seyretmeye devam etmesi, merkez bankasının gelecekte faiz artırımlarına gidebileceği yönündeki öngörüleri güçlendirdi. Özellikle Fed Başkanı'nın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'ndaki konuşması, enflasyonla mücadeleyi önceliklendiren ve para politikasında daha sıkı bir duruş sergileme eğiliminde olduğunu ima eden mesajlar içeriyordu. Bu açıklamalar, piyasalarda faiz artırım olasılığını önemli ölçüde yükseltti. Eylül ayındaki Fed toplantısında 25 baz puanlık bir faiz artırımı ihtimali belirgin şekilde artarken, yıl sonuna kadar ek bir faiz artışı daha yapılabileceğine dair beklentiler de güçlendi. Bu durum, özellikle kısa vadeli ABD hazine tahvillerinin faiz oranlarında gözle görülür bir artışa yol açtı ve dolar endeksinin de yükselmesine neden oldu.

Değerli metaller cephesinde, paladyum dışındaki kıymetli madenler haftayı genel olarak negatif bir eğilimle tamamlarken, haftanın ilk yarısında yaşanan yükselişler, Fed yetkililerinin şahin tonlu açıklamalarıyla yerini satış baskısına bıraktı. Altının ons fiyatı, ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararı, doların zayıflaması ve teknik alımların etkisiyle haftanın başında önemli bir zirveye ulaşmıştı. Ayrıca, altın ve diğer değerli metal yatırım fonlarına olan talebin artması da bu yükselişi desteklemişti. Ancak, ABD'de açıklanan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin beklentilerin üzerinde gelmesi ve faiz artırım beklentilerinin güçlenmesi, altının cazibesini azalttı. Güçlenen dolar ve artan tahvil faizleri, altının alternatif maliyetini yükselterek ons fiyatında hafta sonunda sert düşüşlere neden oldu. Bu gelişmeler sonucunda altın, üç haftalık yükseliş serisini sonlandırarak haftayı düşüşle kapattı. Benzer şekilde, gümüş, platin ve paladyum gibi diğer değerli metallerde de haftalık bazda gerilemeler yaşandı. Baz metaller grubunda ise ABD'nin bakır ithalatına yönelik olası tarifeleri konusundaki belirsizlikler ve Çin kaynaklı talep beklentileri fiyatları ayrıştırdı. Londra Metal Borsası'ndaki bakır stoklarındaki azalma ve ABD depolarına yönelme eğilimi, bakır fiyatları üzerinde belirli bir baskı oluştururken, çinko, kurşun ve alüminyum gibi metallerde hafif artışlar gözlemlendi.

Petrol piyasalarında ise Hürmüz Boğazı'ndaki olası normalleşme beklentileri ve ABD ile İran arasındaki diplomatik girişimler fiyatları aşağı çekti. İran Devrim Muhafızları'ndan gelen, Umman ile Hürmüz Boğazı'nın gelir paylaşımı konusunda mutabakata varıldığına dair açıklamalar ve Boğaz'ın açılmasının ABD'nin şartlarına bağlı olacağı yönündeki ifadeler, bölgedeki jeopolitik risk primini azalttı. ABD Başkanı'nın da bölgedeki gerilimin sona ereceğine dair mesajları, petrol fiyatlarındaki düşüşü destekledi. Ancak, Fed'in sıkı para politikası duruşuna ilişkin beklentiler, ekonomik büyüme ve enerji talebine yönelik endişeleri artırarak petrol fiyatlarındaki düşüşü desteklemeye devam etti. Bu durum, Brent petrolün varil fiyatında haftalık bazda gerilemeye yol açtı. Buna karşın, doğal gazda, ABD'deki hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine dair tahminler ve depolanan doğal gaz miktarındaki artış beklentileri fiyatları yukarı yönlü etkiledi. Elektrik üretiminde doğal gaz kullanımının artacağı öngörüsü ve depolarda gözlenen artışlar, fiyatları destekledi.

Tarımsal emtialar tarafında, Karadeniz Bölgesi'ndeki sevkiyat riskleri ve ABD'deki üretim tahminlerine yönelik endişeler fiyatları destekledi. Rusya-Ukrayna arasındaki gerilimin Karadeniz üzerinden yapılan tahıl sevkiyatlarını aksatması, buğday fiyatlarında belirgin bir artışa neden oldu. Limanlar ve lojistik altyapıya yönelik saldırılar, bölgeden yapılan ihracatın sekteye uğrayabileceği endişelerini artırdı. Mısır ve soya fasulyesi fiyatları ise ABD'deki olumsuz hava koşullarının (aşırı sıcaklar ve yağışlar) verim üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler ve güçlü ihracat talebiyle desteklendi. Çin'deki önemli üretim bölgelerinde yaşanan aşırı sıcaklar ve seller de ürün kalitesi ve verim konusunda belirsizlikler yarattı. Pamuk fiyatları, Çin'in en büyük üretim bölgesi olan Sincan'daki sıcak ve kurak hava koşullarının verimi düşürebileceği endişeleriyle yükseldi. Kahvede, Brezilya'daki hasadın ilerlemesiyle piyasaya arzın artacağı beklentisi fiyatları baskılarken, Intercontinental Exchange sertifikalı arabica stoklarının düşük seviyelerde seyretmesi kayıpları sınırladı. Şeker fiyatları, Brezilya realinin dolar karşısında değer kaybetmesiyle üreticilerin ihracatını artırabileceği beklentisiyle geriledi. Avrupa Birliği'nin şeker üretimindeki olası düşüş tahminleri ise bu gerilemeyi sınırladı. Kakaoda ise Fildişi Sahili'ndeki zorlu hava koşulları ve yetersiz tarla bakımı nedeniyle ana ürün sezonunun başlangıcının gecikebileceğine dair haberler fiyatları destekledi. Güneş ışığının yetersiz kalması ve hastalık riskinin artması da arz endişelerini güçlendirdi.

Paylaş

İlgili Haberler