Enerji Krizi Doları Zirveye Taşıdı, Altın Fiyatlarını Çökertti
Küresel piyasalarda yaşanan jeopolitik gelişmeler ve enerji maliyetlerindeki artış beklentisi, Amerikan dolarını rekor seviyelere taşırken, emtia piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açtı. Özellikle Ortadoğu'daki tansiyonun yükselmesi ve petrol akışındaki belirsizlikler, doların değerini artırırken, güvenli liman olarak görülen altının performansını olumsuz etkiledi. Dolar endeksi, son olarak 101,6 puan seviyesini aşarak Nisan 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, küresel ekonomideki enflasyonist baskıların sürebileceği ve merkez bankalarının para politikalarını daha sıkı tutmak zorunda kalabileceği endişelerini beraberinde getirdi.
ABD Hazine tahvil piyasasındaki hareketlilik de dikkat çekiciydi. Ülkenin 10 yıllık Hazine tahvil faizleri yüzde 5,3'e, 30 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 5,64'e kadar yükselerek, 2002 yılından bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı. Bu yükseliş trendi, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçınarak daha güvenli limanlara yöneldiğini gösterirken, aynı zamanda doların güçlenmesinde de önemli bir etken oldu. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve ABD ile İran arasındaki diplomatik müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi, enerji kaynaklı enflasyon riskini canlı tutarak, dolar endeksindeki yükselişi desteklemeye devam etti.
Doların küresel ölçekte sergilediği bu güçlü duruş, altın fiyatları üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu. Yüksek dolar kuru, altın gibi uluslararası piyasalarda dolar cinsinden fiyatlanan varlıkların maliyetini artırarak talebi düşürdü. Eylül ayını kayıplarla kapatan ons altın, Ekim ayına da zayıf bir başlangıç yaptı. Son olarak 4.175 dolar seviyelerinden işlem görmeye başlayan ons altın, gün içinde 4.187 dolara kadar hafif bir toparlanma gösterse de genel eğilim düşüş yönünde oldu. Bu durum, yatırımcıların altındaki potansiyel kazanç beklentilerini azalttı ve alternatif yatırım araçlarına yönelmelerine neden oldu.
Gram altın tarafında da benzer bir düşüş eğilimi gözlemlendi. Dolar kurundaki yükselişe rağmen küresel altın fiyatlarındaki sert gerileme, gram altının performansını da etkiledi. Gram altın, 6.599 lira seviyesinden işlem görerek yatırımcıların dikkatini çekti. Bu düşüş trendi, hem bireysel yatırımcıları hem de büyük ölçekli alıcıları etkilerken, piyasalarda bir bekleme süreci yaşanmasına yol açtı. Öte yandan, cuma günü açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam verileri, piyasaların yakından takip ettiği önemli bir gösterge olmaya devam ediyor. Bu verinin, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları üzerindeki etkisinin ne olacağı merakla bekleniyor.
ABD'de açıklanan son ekonomik veriler, faiz artırımı beklentilerinde bir miktar değişime neden oldu. Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisi, beklentiler doğrultusunda aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 2,6 olarak gerçekleşti. Çekirdek PCE verisi ise ağustos ayında aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 3,0 olarak kaydedildi. Tarım dışı istihdam rakamlarının beklentilerin üzerinde 90 bin kişi olarak açıklanması, piyasalarda faiz artırımı olasılığını etkiledi. Verilerin ardından, Fed'in ekim ayındaki toplantısında faiz artırma ihtimali, daha önce yüzde 51 iken yaklaşık yüzde 38'e kadar geriledi. Yatırımcılar, şimdi gözlerini cuma günü yayımlanacak olan eylül ayı istihdam raporuna çevirmiş durumda. Bu raporun, para politikası kararları üzerindeki etkisi daha belirleyici olacaktır.