Enflasyon Verisi Piyasaları Hareketlendirdi: Fed Faiz Artıracak mı Endişesi
Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan enflasyon verileri, küresel finans piyasalarında dikkat çekici bir hareketliliğe neden oldu. Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) temmuz ayında beklentilere paralel olarak aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 3,4 oranında artış göstermesi, yatırımcıların risk iştahını bir miktar artırdı. Özellikle teknoloji hisselerindeki yapay zeka odaklı yükselişler, bu olumlu havanın küresel borsalara yansımasına katkı sağladı. Ancak, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin devam etmesi ve Amerikan dolarının küresel ölçekte değer kazanması, bu iyimserliğin tam anlamıyla hakim olmasını engelliyor.
ABD'de enflasyon rakamlarının beklentiler dahilinde gelmesi, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı politikalarına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Verilere göre, yıllık enflasyon son dört ayın en düşük seviyesine inerken, çekirdek enflasyon da şubat ayından bu yana en düşük seviyesini kaydederek yüzde 2,5'e geriledi. Analistler, bu durumun enflasyonun düşüş eğilimini teyit ettiğini ve Fed'in faiz artırım döngüsünü tamamlamış olabileceği ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor. Piyasa beklentileri, eylül ayı faiz artırımı olasılığının yüzde 50'nin altına düşmesi ve yıl sonuna kadar ek bir faiz artışı ihtimalinin zayıflaması yönünde yoğunlaşıyor.
Küresel piyasalardaki bu hareketlilik içerisinde, Borsa İstanbul dikkat çekici bir performans sergiledi. Yerel gösterge endeksi olan BIST 100, son iki ayın en güçlü günlük yükselişini kaydederek 14.000 puan seviyesini başarıyla geride bıraktı. Bu yükseliş, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen Türk hisse senedi piyasasının gösterdiği direnci ve yatırımcı ilgisini ortaya koyuyor. Öte yandan, Orta Doğu'daki tansiyonun devam etmesi ve Hürmüz Boğazı gibi kritik bölgelerdeki jeopolitik risklerin tam olarak ortadan kalkmamış olması, küresel çapta belirsizlikleri sürdürüyor. İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik gelişmeler ve ateşkes müzakerelerine ilişkin farklı açıklamalar, piyasalardaki temkinli duruşu destekliyor.
Teknolojik gelişmeler ve bilanço sezonunun etkileri de piyasalarda önemli bir rol oynuyor. Özellikle yapay zeka altyapısına yönelik güçlü talep, bulut bilişim ve çip üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin finansal sonuçlarını olumlu etkiledi. Bu durum, ilgili teknoloji hisselerinde önemli değer artışlarına yol açtı. Örneğin, bulut bilişim şirketi CoreWeave'in gelirlerindeki ciddi artış hisse değerini yükseltirken, Super Micro Computer ve Nvidia gibi şirketlerin hisselerinde de gözle görülür primler kaydedildi. Bu gelişmeler, küresel ekonomide teknoloji sektörünün itici gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
Dolar endeksindeki yükseliş ise küresel piyasalar için önemli bir değişken olmaya devam ediyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizlerindeki sınırlı düşüşe rağmen, jeopolitik belirsizlikler ve Fed'in para politikasına dair öngörülerin netleşmemesi, dolar endeksinin yükselişini sürdürmesine neden oluyor. Endeks, 100 seviyesinin üzerine çıkarak işlem görmeye devam ediyor. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluştururken, altın gibi güvenli liman varlıklarının performansını da etkiliyor. Altının ons fiyatı, doların güçlenmesi ve tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi nedeniyle sınırlı bir düşüş yaşadı. Brent petrol fiyatlarında da benzer şekilde sınırlı bir geri çekilme gözlemlendi.
Avrupa borsalarında ise genel olarak satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, İtalya hariç diğer önemli endeksler negatif bir kapanış yaptı. Bölgede açıklanan enflasyon verileri, enerji maliyetlerinin hala yüksek olduğuna işaret etti. Almanya'da yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 2,8'e yükselmesi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz politikalarına ilişkin beklentileri canlı tutuyor. Para piyasalarında ECB'nin eylül ayında faiz artırma olasılığı yüksek bir oranda fiyatlanıyor. Karadeniz'deki gerilimin artması ve Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmaların devam etmesi, Avrupa piyasalarındaki risk algısını yükselten diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.
Asya piyasaları ise ABD'den gelen olumlu enflasyon verileri ve Fed'in faiz artırım beklentilerindeki zayıflama sayesinde genellikle pozitif bir kapanış gerçekleştirdi. Japonya'da açıklanan üretici enflasyonu verileri beklentilerin altında kalsa da, kurdaki değer kaybının fiyatları yukarı çekme endişesi, Japonya Merkez Bankası'nın olası bir faiz artırımına yönelik beklentileri artırdı. Bölgedeki önemli endekslerden Nikkei 225, Kospi, Şanghay Bileşik ve Hang Seng, günü yükselişle tamamladı.
Yurt içinde ise gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıklayacağı Enflasyon Raporu ve ödemeler dengesi verilerine çevrilmiş durumda. Ekonomistlerin tahminlerine göre, cari işlemler hesabının haziran ayında önemli bir açık vermesi bekleniyor. Bu veriler, TL'nin seyrini ve genel ekonomik görünümü etkilemesi açısından kritik öneme sahip. Dolar/TL kuru, küresel gelişmeler paralelinde dalgalı bir seyir izlerken, analistler Borsa İstanbul için 14.200 ve 14.300 puanı direnç, 14.000 ve 13.900 puanı ise destek seviyeleri olarak takip ediyor.