Ermenistan'dan Yeni Nükleer Santral Hamlesi: Eski Tesis Tehlikesi Sürerken İlerliyorlar
Ermenistan hükümeti, Türkiye sınırına oldukça yakın bir konumda bulunan ve kullanım ömrünü doldurmuş Metsamor Nükleer Enerji Santrali'nin yarattığı güvenlik risklerine rağmen yeni bir nükleer tesis inşa etme yönünde adımlar atmaya hazırlanıyor. Mevcut santraldeki teknik yetersizlikler ve yaşlanan teknoloji göz ardı edilerek, Erivan yönetimi nükleer enerji yatırımlarını artırma kararlılığını sürdürüyor. Bu durum, bölgedeki ülkeler arasında ciddi endişelere neden oluyor.
Türkiye sınırına sadece 16 kilometre mesafede yer alan ve geçmişte de güvenlik açıklarıyla sıkça gündeme gelen Metsamor Nükleer Enerji Santrali'nin faaliyet süresinin 2036 yılına kadar uzatılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü biliniyor. Ancak Erivan yönetiminin politikası bununla sınırlı kalmıyor. Mevcut eski reaktörün hemen yakınlarına yeni bir enerji bloğu inşa etme planları da eş zamanlı olarak ilerletiliyor. Tehlikeli hale gelen eski tesisin sorunlarına çözüm üretilmeden yeni projelere odaklanılması, bölgesel güvenlik parametrelerini olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, New York'ta düzenlenen yıllık Concordia Zirvesi'ndeki bir panelde yaptığı açıklamalarda, ülkesinin nükleer enerji politikalarına dair önemli bilgiler paylaştı. Sovyetler Birliği döneminden kalma nükleer santralin ömrünün sonuna yaklaştığını belirten Paşinyan, yeni bir santral inşa edilmesi için küresel ölçekte ortak arayışlarının devam ettiğini vurguladı. Paşinyan, yeni santralin yapımı için en uygun teklifi sunacak uluslararası partnerleri belirleme sürecinde olduklarını ve bu kapsamda Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Fransa, Çin ve Güney Kore gibi ülkelerle yoğun temaslar halinde olduklarını dile getirdi.
Planlanan yeni nükleer santralin modüler bir tasarıma sahip olacağı yönünde kararlar alındığı belirtildi. Ermenistan hükümeti, bir yandan Metsamor Santrali'nin ömrünü 2036'ya kadar uzatmayı hedeflerken, diğer yandan da bu süreç içerisinde yeni modüler santrali faaliyete geçirmeyi amaçlıyor. Bu çifte strateji, bölgedeki mevcut nükleer riskleri yönetme ve gelecekteki enerji ihtiyacını karşılama dengesini kurma çabasını yansıtsa da, eski tesisin yarattığı tehlikenin devam etmesi uluslararası toplumun dikkatle izlediği bir konu olmaya devam ediyor.