Eşini Canice Dövüp, Bıçakla Tehdit Eden Kocaya Ağır Hapis Cezası
İstanbul'da yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir olayda, eşi Seda Nur Atılkan'ı (30) saatlerce süren vahşi bir dayağa maruz bırakan ve ölümle tehdit eden Uğur Atılkan (35) hakkında savcılık önemli bir adım attı. Hazırlanan iddianamede, Atılkan'ın eylemleri detaylı bir şekilde sıralanırken, iki ayrı suçtan toplamda 11 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla yargılanması talep edildi. Bu korkunç olay, aile içi şiddetin en acı yüzlerinden birini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın merkezinde yer alan Seda Nur Atılkan'ın yaşadığı dehşet dolu anlar, iddianamede ayrıntılarıyla aktarıldı. İddialara göre, Uğur Atılkan, eşine önce şarj kablosu ve kemer gibi gündelik eşyalarla fiziksel saldırıda bulundu. Bu saldırı sırasında eşinin boğazını sıkarak nefes almasını engellemeye çalıştığı belirtildi. Ardından durumu daha da vahşileştiren Atılkan'ın, eşinin boğazına bıçak dayayarak ölüm tehditleri savurduğu ifade edildi. Savcılık belgelerinde yer alan bilgilere göre, Atılkan'ın bu sırada, “Şehadet getir. Bu gece buradan kimsenin kurtuluşu yok. Bu gece burada katliam yapacağım” şeklinde korkunç sözler sarf ettiği kaydedildi. Bu sözler, Atılkan'ın eylemlerindeki kasıtlılığı ve vahşeti gözler önüne seriyor.
21 Ağustos tarihinde meydana gelen bu akıl almaz olayda, iki çocuk annesi Seda Nur Atılkan'ın, eşinin şiddetine daha fazla dayanamayarak canını kurtarmak için evden kaçtığı öğrenildi. Komşularının yardımıyla güvenli bir alana sığınan Atılkan'ın ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis, Uğur Atılkan'ı evde gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Atılkan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın hemen ardından, Seda Nur Atılkan'ın canını kurtarmak için evden kaçmaya çalıştığı ve zanlının otomobiliyle peşinden geldiği anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri de basına yansıyarak kamuoyunun tepkisini çekmişti.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma, zanlının tutuklanmasının ardından hız kazandı. Sadece 6 gün gibi kısa bir sürede tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, Uğur Atılkan'ın eşine uyguladığı şiddetin boyutları bir kez daha ortaya konuldu. İddianamede, Atılkan'ın olay günü aniden eşine saldırdığı, bacağına sertçe tekme attığı, boğazından yakalayarak yere fırlattığı ve başını yere vurarak darp ettiği belirtildi. Ayrıca, eşinin kolunu ısırdığı ve yüzüne defalarca yumruk attığı da ifadelerde yer aldı. Şarj kablosu ve kemerle boğmaya çalıştığı, tokatladığı ve ardından bıçak tehdidiyle birlikte ölümcül sözler sarf ettiği detayları da iddianamede vurgulandı. Atılkan'ın, eşini ayrıca babasını öldürmekle dahi tehdit ettiği de dosyadaki önemli bilgiler arasında yer aldı. Buna karşılık Uğur Atılkan'ın savcılık ifadesinde, aralarında bir arbede yaşandığını kabul ettiği ancak eşini bilerek ve isteyerek yaralamadığını iddia ettiği belirtildi.
Adli Tıp Kurumu'ndan alınan doktor raporu, Uğur Atılkan'ın savunmasının aksine, Seda Nur Atılkan'ın maruz kaldığı yaralanmaların 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı'nı kesin bir dille ortaya koydu. Bu tıbbi rapor, Atılkan'ın eylemlerinin ciddiyetini ve yaraların ağırlığını teyit etti. Mahkeme, sunulan delilleri ve Adli Tıp raporunu dikkate alarak, Uğur Atılkan hakkında 'Silahla eşi kasten yaralama' suçundan 4 yıl 6 ay ve 'Tehdit' suçundan ise 7 yıl olmak üzere toplamda 11 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte, Atılkan'ın yargı süreci resmen başlamış oldu. Ayrıca, iddianamede Uğur Atılkan hakkında daha önce başlatılan 'Hakaret' suçuna ilişkin soruşturmada ise kovuşturmaya yer olmadığına dair ek bir karar verildiği de bilgisi paylaşıldı. Bu dava, aile içi şiddetle mücadelede önemli bir emsal teşkil etmesi bekleniyor.