Eski Hükümlülere Tanınan Hibe Fırsatı Tartışma Yarattı: Kimler Faydalanabilecek?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve eski hükümlü vatandaşlara kendi işlerini kurmaları için önemli bir finansal destek sağlayan hibe programı, dikkat çekici bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bakan Vedat Işıkhan'ın duyurduğu beşinci dönem başvurularının başladığı programda, engelli bireylere kendi işlerini kurmaları için 735 bin TL'ye kadar destek sunulurken, eski hükümlü vatandaşlar için ise 550 bin TL'ye kadar hibe imkanı sunuluyor. Bu desteklerin amacı, hükümlü bireylerin topluma yeniden entegrasyonunu sağlamak ve çalışma hayatına aktif katılımlarını teşvik etmek olarak belirtiliyor.
Ancak, programın başvuru koşullarında 'eski hükümlülük' durumu dışında spesifik bir suç ayrımı yapılmaması, kamuoyunda ve sosyal medyada ciddi endişelere neden oldu. Özellikle, terör örgütleriyle bağlantısı olan veya bu tür suçlardan hüküm giymiş kişilerin de bu hibelerden yararlanıp yararlanamayacağı sorusu, geniş yankı uyandırdı. Çerçeve yasa ile genel af beklentisi içindeki bazı grupların da bu desteklerden faydalanabileceği ihtimali, konunun hassasiyetini artırdı. Programın mevcut haliyle, belirtilen suç ayrımı gözetilmeksizin tüm eski hükümlü vatandaşlara açık olması, bu endişeleri daha da derinleştiriyor.
Bakanlık tarafından sunulan bu finansal destekler, yalnızca işyeri açma projeleriyle sınırlı kalmıyor. Program kapsamında, mesleki eğitim ve rehabilitasyon faaliyetleri, destekleyici teknolojik araçların temini, işe uyum süreçlerinin desteklenmesi, istihdamın kolaylaştırılması ve korumalı iş yeri modellerinin hayata geçirilmesi gibi çeşitli projeler de değerlendirmeye alınıyor. Bu geniş kapsamlı yaklaşım, bireylerin iş gücüne katılımını farklı açılardan desteklemeyi amaçlıyor. Eski hükümlü vatandaşların yeniden hayata tutunmaları ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları hedeflenirken, programın suistimal edilme potansiyeli de tartışmaların odağında yer alıyor.
Başvuruların e-Devlet platformu üzerinden çevrim içi olarak kolaylıkla yapılabiliyor olması, programa erişimi artırırken, aynı zamanda başvuru süreçlerinin şeffaflığı ve denetimi konusundaki soruları da beraberinde getiriyor. Mevcut durumda 16 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek olan başvurular için son tarih belirlenmiş durumda. Kamuoyundan gelen yoğun tepkiler ve endişeler üzerine, yetkililerin bu konuya açıklık getirmesi ve hibe programının kimleri kapsayıp kimleri kapsamayacağına dair net bir bilgilendirme yapması bekleniyor. Bu durumun, hem programın amacına ulaşması hem de kamu vicdanının rahatlaması açısından kritik öneme sahip olduğu düşünülüyor.