Eski Saatler Çekmecede Saklı Kalmış Servet Olabilir: Değerlerini Öğrenin
Gündem

Eski Saatler Çekmecede Saklı Kalmış Servet Olabilir: Değerlerini Öğrenin

1

Evlerimizin en unutulmuş köşelerinde, çekmecelerin derinliklerinde belki de bir servet yatıyor. Uzun yıllardır kullanılmayan, çalışıp çalışmadığı bile bilinmeyen dede veya baba yadigarı eski saatler, çoğu zaman sadece nostaljik birer hatıra olarak görülüyor. Ancak saat uzmanları, bu eski mekanik saatlerin ve cep saatlerinin, taşıdığı tarih ve el işçiliği nedeniyle sanılandan çok daha yüksek maddi değerlere sahip olabileceğine dikkat çekiyor. Bu eski zaman makineleri, sadece geçmişe bir pencere açmakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi bir yatırım aracı haline gelebiliyor.

Elektronik saatlerin hayatımıza girmesinden önceki dönemlerde, saat üretimi tamamen hassas mekanik sistemlere dayanıyordu. Özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda üretilen cep saatleri ve mekanik kol saatleri, o dönemin mühendislik harikaları olarak kabul ediliyor. İsviçre merkezli köklü saat üreticileri, bu alanda adeta birer sanatçı gibi çalışmış, el işçiliğiyle üretilen karmaşık mekanizmalarla her bir saati adeta birer mücevher haline getirmişlerdir. Patek Philippe, Vacheron Constantin, Omega ve Longines gibi efsanevi markaların o dönemlere ait üretimleri, günümüzde antika saat koleksiyonerleri arasında büyük bir rağbet görüyor. Bu saatler, sadece zamanı göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dönemin zanaatkarlığının ve estetiğinin somut birer kanıtı olarak değerleniyor.

Eski saatlerin değerinin yeniden yükselişe geçmesinin ardında yatan temel nedenlerden biri, günümüzde tamamen el yapımı ve ustalık gerektiren mekanik saat üretiminin oldukça nadir hale gelmesidir. Seri üretim bandından çıkan modern saatlerin hakim olduğu pazarda, tamamen usta eller tarafından, titizlikle üretilmiş mekanik saatler adeta kaybolmuştur. Bu durum, orijinal parçaları korunmuş, çalışır durumdaki eski mekanik saatleri koleksiyonerler için daha da değerli kılıyor. Nadirlik, saatin orijinalliği ve ne kadar iyi korunduğu, fiyatlandırmada en belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor. Orijinal mekanizmasına dokunulmamış, zamanı doğru bir şekilde gösteren veya sınırlı sayıda üretilmiş özel modeller, koleksiyon dünyasında çok daha yüksek bir konuma sahip oluyor. Christie's gibi dünyanın önde gelen müzayede evlerinde satılan özel saatlerin astronomik rakamlara ulaşması da bu gerçeği gözler önüne seriyor.

Uzmanların yaptığı değerlendirmeler, çekmecelerimizde unutulmuş eski saatlerin değerinin modeline, markasına ve genel durumuna bağlı olarak büyük farklılıklar gösterebileceğini ortaya koyuyor. Günlük kullanıma yönelik üretilmiş, markasız veya yaygın seri üretim eski saatler genellikle bin ila on bin Türk Lirası arasında bir değere sahip olabiliyor. Ancak söz konusu İsviçre menşeli, iyi korunmuş ve tanınmış markalara ait mekanik bir saat olduğunda, bu rakam on bin ila yüz bin Türk Lirası aralığına yükselebiliyor. Eğer saat altın kasalıysa, çok nadir bir modelse veya özel bir koleksiyon parçasıysa, fiyatlar yüz bin Türk Lirası’nın üzerine çıkarak, bazı benzersiz parçaların müzayedelerde üç milyon Türk Lirası’nı aşan rekorlar kırması da mümkün hale geliyor. Türkiye'deki Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi izlerini taşıyan, üzerinde özel işlemeler veya damgalar bulunan Avrupa menşeli cep saatleri de hem tarihî hem de maddi açıdan önemli birer değer taşıyor.

Paylaş

İlgili Haberler