Etiyopya'da Ağaç Dikme Rekoru Yeni Bir Çevre Krizi Başlattı
Etiyopya'da 2019 yılında gerçekleştirilen ve tarihe geçmesi hedeflenen devasa bir ağaçlandırma projesi, ne yazık ki beklentilerin tam tersi bir sonuç doğurarak yeni bir çevresel felaketin fitilini ateşledi. Hükümetin ülkenin orman varlığını artırma hedefiyle başlattığı bu büyük girişim, kısa süre içerisinde kontrol altına alınması zor çevresel sorunları beraberinde getirdi. Bir gün gibi kısa bir sürede, tam 12 saat zarfında 353 milyondan fazla fidanın toprakla buluşturulduğu bu proje, plansızlığın kurbanı oldu.
Projenin ardındaki temel sorunlar, fidanların hayatta kalabilmesi için gereken yoğun bakım ve su ihtiyacının yeterince planlanmamış olmasıydı. Zaten kuraklıkla mücadele eden Etiyopya'da, milyonlarca fidanın can suyu ihtiyacı, mevcut ve sınırlı su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Aşırı sulama gereksinimi, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının hızla tükenmesine neden olurken, altyapı sistemlerini de zorladı. Bununla birlikte, fidanların dikim sonrası ihtiyaç duyduğu sürekli bakım ve koruma çalışmaları, bölgedeki imkanların yetersizliği nedeniyle aksadı. Bu durum, dikilen fidanların büyük bir kısmının kısa sürede kurumasına ve ekosisteme ek bir yük oluşturmasına yol açtı.
Etiyopya'nın orman örtüsünün bir asır öncesine kıyasla dramatik bir şekilde azalarak yüzde 35'lerden yüzde 4'lere düşmesi üzerine, 'Yeşil Miras Girişimi' adı altında böylesine iddialı bir kampanya başlatılmıştı. Okulların, kamu kurumlarının ve uluslararası destek kuruluşlarının katılımıyla, tek bir günde geniş çaplı bir seferberlik ilan edildi. Kampanya duyurularına göre, 12 saatlik süre zarfında tam 353 milyon 633 bin 660 fidan dikildiği belirtildi. Ancak bu rekor sayıların, bağımsız gözlemciler ve kurumlar tarafından resmi olarak doğrulanmadığı ve tescillenmediği de önemli bir not olarak kayıtlara geçti. Bu durum, projenin gerçek başarısı hakkında şüpheleri de beraberinde getirdi.
Projenin bilimsel sonuçları ve uzman görüşleri ise durumun vahametini gözler önüne seriyor. Yapılan son araştırmalar ve saha çalışmaları, aşırı su tüketimi ve yetersiz bakım koşulları nedeniyle dikilen fidanların hayatta kalma oranının yalnızca yüzde 39,8 seviyesinde kaldığını ortaya koydu. Bu da, projenin hedefine ulaşamadığını ve dikilen ağaçların büyük çoğunluğunun bakımsızlıktan dolayı kuruduğunu gösteriyor. Çevre uzmanları ve bilim insanları, bakım gereksinimleri ve su dengesi dikkatlice hesaplanmadan gerçekleştirilen bu tür kitlesel ve kontrolsüz dikim hamlelerinin, doğaya fayda sağlamak yerine zarar verdiğini vurguluyor. Sadece niceliğe odaklanan, nitelik ve sürdürülebilirlik gözetilmeyen bu tür projelerin, kalıcı ve sağlıklı bir orman ekosistemi oluşturma potansiyelinin düşük olduğu konusunda hemfikirler.