Evdeki Tarihi Geçmiş İlaçlar Çevre İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor
Evlerimizde biriktirdiğimiz, kullanılmayan veya son kullanma tarihi geçmiş ilaçların çevre ve su kaynakları üzerinde yarattığı olumsuz etkiler giderek daha fazla önem kazanıyor. Adana Eczacı Odası Başkanı Ezgi Elekarışmaz, bu durumun ciddi bir halk sağlığı ve çevre sorunu teşkil ettiğini vurgulayarak, vatandaşları bilinçli ilaç kullanımı ve doğru atık yönetimi konusunda uyardı. İlaçların doğaya karışmasıyla birlikte ortaya çıkan kimyasal kirliliğin, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde uzun vadeli zararlara yol açabileceği belirtiliyor.
Elekarışmaz, ilaç israfını önlemenin ve atık ilaçların çevreye zarar vermeden imha edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Kronik hastalıkların artışıyla birlikte ilaç kullanımının da yükseldiğini, ancak bu durumun bilinçsizce fazla ilaç temin edilmesi veya komşu tavsiyesiyle ilaç kullanılması gibi yanlış alışkanlıklar nedeniyle evlerde atık ilaç birikimine yol açtığını dile getirdi. Avrupa'da kişi başına düşen evsel atık ilaç miktarının 200 tonu aştığına dikkat çekilirken, Türkiye'de de benzer ölçeklerde atık oluştuğu tahmin ediliyor. Bu tahminler, sorunun ne kadar büyük boyutlara ulaşabileceğini gözler önüne seriyor.
Atık ilaçların çevreye zarar vermemesi için doğru bir şekilde bertaraf edilmesi gerektiğini belirten Elekarışmaz, eczanelerde bulunan özel toplama kutularının bu amaçla kullanıldığını hatırlattı. Toplanan bu atık ilaçların belediyeler aracılığıyla kontrollü bir şekilde imha edildiğini söyleyen Elekarışmaz, bu sistemin Türkiye'de daha yaygın hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Eczacı odalarının da bu projenin yaygınlaştırılması için çaba gösterdiğini belirten Elekarışmaz, halkın bu konuda bilinçlendirilmesiyle daha doğru verilere ulaşılabileceğini ve sorunun çözümüne katkı sağlanabileceğini ekledi. Türkiye'de oluşan atık ilaç miktarının tonlarca olduğu tahmin ediliyor.
Vatandaşların atık ilaç yükünü azaltmak adına atabileceği adımlar olduğunu belirten Elekarışmaz, özellikle okullarda akılcı ilaç kullanımı konusunda eğitimler verildiğini söyledi. Kronik hastalıklar nedeniyle ilaçsız kalma endişesi yaşayan hastaların, ihtiyaçlarından fazla ilaç almaktan kaçınması gerektiğini vurguladı. Reçeteli ilaçların takibinin doğru yapılması, evdeki ilaç dolabının düzenlenerek sadece gerekli miktarda ilaç bulundurulması ve başkalarının tavsiyeleriyle bilinçsizce ilaç kullanılmaması gerektiği konusunda ısrarcı oldu. Bu basit ama etkili yöntemlerle hem bireysel sağlık korunabilir hem de evlerde biriken atık ilaç miktarı önemli ölçüde azaltılabilir.