Fas'ta Kuraklıkla Mücadele: Su Otoyolları ve Dev Arıtma Tesisleri Devreye Giriyor
Fas, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık tehdidiyle mücadele etmek ve su kaynaklarını güvence altına almak amacıyla büyük ölçekli bir ulusal programa imza atıyor. Yaklaşık 14.4 milyar dolarlık devasa bir bütçeye sahip olan Ulusal Su Programı çerçevesinde, ülkenin farklı bölgelerindeki nehir havzalarını birbirine bağlayacak 'su otoyolları' ve ileri teknolojiye sahip deniz suyu arıtma tesisleri inşa ediliyor. Bu stratejik hamle ile Fas, su tedarikini mevsimsel ve iklimsel dalgalanmalardan bağımsız hale getirerek sürdürülebilir bir su altyapısı oluşturmayı hedefliyor.
Programın temel bileşenleri arasında, denizden elde edilen suyun kullanılabilir hale getirilmesi için büyük kapasiteli arıtma tesislerinin kurulması, su açısından zengin kuzey bölgelerinden kuraklığın daha çok hissedildiği iç ve güney bölgelere su taşınmasını sağlayacak 'su otoyolları'nın oluşturulması, yeni barajların inşa edilmesi, atık suların arıtılarak yeniden kullanıma kazandırılması ve mevcut su şebekelerindeki kayıpların en aza indirilmesi gibi kritik adımlar yer alıyor. Bu kapsamlı çalışmalar, Fas'ın gelecekteki su güvenliğini sağlamada önemli bir rol oynayacak.
Ülke, son yıllarda yaşadığı şiddetli kuraklık dönemlerinin ardından, 2026 yılı başlarında yapılan açıklamalara göre yoğun yağışlar sayesinde baraj doluluk oranlarında belirgin bir artış kaydetti. Ortalama doluluk oranının %46 seviyesine ulaşması umut verse de, uzun vadeli veriler endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. 1960 yılında kişi başına düşen yıllık yenilenebilir su miktarının yaklaşık 676.000 galon olduğu Fas'ta, bu rakam 2020 itibarıyla %75'lik bir düşüşle yaklaşık 164.000 galona geriledi. Mevcut su kaynaklarının büyük çoğunluğunun ülkenin kuzeybatı kesimlerinde yoğunlaşması, İçme Suyu Tedariki ve Sulama Ulusal Programı'nın, su depolama kapasitesini artırma ve kaynakları ülke geneline adil bir şekilde dağıtma hedefini daha da acil hale getiriyor.
Programın en dikkat çekici projelerinden biri olan Kazablanka Deniz Suyu Arıtma Tesisi, yıllık 79 milyar galonluk devasa bir kapasiteye ulaşarak yaklaşık 7.5 milyon insanın içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayacak. Fas Ulusal Elektrik ve İçme Suyu Ofisi adına ACCIONA liderliğindeki bir konsorsiyum tarafından yürütülen bu kamu-özel ortaklığı projesinde, en gelişmiş ters ozmoz teknolojisi kullanılacak. Çevresel etkiyi en aza indirmek amacıyla, tesisin enerji ihtiyacının önemli bir kısmı, tesise entegre edilmiş bir rüzgar santrali tarafından karşılanacak. Bu sayede hem su arıtma kapasitesi artırılacak hem de karbon ayak izi azaltılacak.
Deniz suyu arıtma tesislerinin yanı sıra, ülkenin kuzeyindeki su zengini havzalardan elde edilen suların iç ve güney bölgelere taşınması için 'su otoyolları' olarak adlandırılan geniş çaplı boru hatları ve kanal sistemleri inşa ediliyor. Mart 2025 verilerine göre, Sebou ve Bouregreg nehir havzaları arasındaki ana hat üzerinden günde ortalama 343 milyon galon su aktarımı başarıyla gerçekleştiriliyor. Hükümetin öngörülerine göre, planlanan ek bağlantıların tamamlanmasıyla birlikte, kuraklık riski taşıyan bölgelere yıllık 264 ila 317 milyar galon arasında ilave su sağlanması hedefleniyor. Bu devasa transfer kapasitesi, ülkenin su dağılımındaki coğrafi dengesizlikleri gidermeye yönelik önemli bir adım olarak görülüyor.
Kuraklığın en yoğun hissedildiği 2024 yılı boyunca, Kazablanka gibi büyük şehirlerde su tasarrufu amacıyla çeşitli kısıtlamalar uygulamaya konuldu. İçme suyunun araç yıkama, sokak temizliği, park ve bahçelerin sulanması ile havuz dolumunda kullanımı ciddi şekilde sınırlandırıldı. Şebeke suyunun debisi düşürülürken, oto yıkama işletmeleri ve geleneksel hamamlar gibi su tüketiminin yoğun olduğu iş yerleri için geçici kapatma kararları alındı. Yapılan resmi değerlendirmeler, Fas'ta hamam sektörünün doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 200.000 kişiye istihdam sağladığını gösteriyor. Öte yandan, yüzey sularının çekiminin yaklaşık %85'inin tarım sektöründe kullanıldığı göz önüne alındığında, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi tarımsal üretimin devamlılığı için büyük önem taşıyor.