Fesih dalgasından sonra Bahçeli konuşuyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:"23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir.
Gazi Meclisimiz aziz milletimizin istikbal ruhsatı iftihar membahıdır.
Ve ilelebet payidar kalacaktır. 23 Nisan'ın gelecek nesillerimize armağan edilmiş olması ne tesadüfü bir iradedir.
Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır.
Çocuk toplumun ahlaki seviyesini gösteren en berrak aynadır.
Bir milletin çocuklarına bakışı kendi devletine bakışıdır.
İnsan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar. 23 Nisan atiye olan ahdimizdir.
Okullarımız vatan ve millet sevgisinin minik yüreklere nakşedildği mevzilerdir.
Özgürlüğün kıymetinin öğretildiği şahsiyet inşa alanıdır.
OKULLLARDAKİ SALDIRILAR Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan vahim gelişmeler vicdanlarda yaralar açmıştır.
Serin kanlı, sağduyulu bir bakış açısıyla ele alınması zaruridir.
Dijitalleşmenin her geçen gün daha da yaygınlaştığı günümüz dünyasında çocukların ekran süresinin artması, akran zorbalığının arkadaş grupları ve sohbet grupları çocuklarımızın ruh sağlığını örselemektedir.
Onları sanal dünyaya mahkum etmektedir. "MESELE SADECE ASAYİŞ DOSYASI GİBİ ELE ALINAMAZ" Dostlarımıza bugün ayırmadığımız her imkân, yarın milletçe ödeyeceğimiz ağır bir bedel olarak karşımıza çıkacaktır.
Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin sığ, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilmeleri mümkün değildir. 14 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki okul saldırısında 16 kişi yaralanmıştır. 15 Nisan’da ise Kahramanmaraş’ta bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda 9’u öğrenci, 1’i fedakâr öğretmen kardeşimiz olmak üzere 10 vatan evladımız hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştır.
Bu vahim gelişmeler vicdanlarda derin yarıklar açmıştır.
Sürecin tüm sebepleri, sonuçları ve arka plandaki gelişmelerle birlikte serinkanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması zaruridir.
Burada mesele yalnız bir asayiş dosyası olarak ele alınamaz.
Karşımızdaki tablo, çağımızın çocuk ruhu üzerinde kurduğu baskılarla, aile bağlarında meydana gelen gevşemeyle, okul ikliminin ihtiyaç duyduğu destekle, dijital dünyanın denetimsiz alanlarıyla ve toplumsal değer aktarımındaki kırılmalarla birlikte değerlendirilmelidir. "EVLATLARIMIZ DİJİTAL BİR KUŞATMA ALTINDADIR" Bir çocuğun zihninde şiddet, öfke, yalnızlık ve taklit arzusu aynı anda birikiyorsa, orada yalnız ceza hukukunun konusu bulunan bir fiil meydana gelmez.
Aynı zamanda toplumun dikkatle okuması gereken bir işaret belirir.
Modern çağın tehlikeleri çoğu zaman eski çağların tehlikeleri gibi açık, görünür ve sınırları belli biçimde gelmez.