Fidan'dan Ege Açıklamaları: Casus Belli, Mavi Vatan ve Enerji Hattı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika'nın başkenti Brüksel'de Yunanistan medyasının sorularını yanıtladı. Özellikle Ta Nea gazetesine verdiği röportajda, Ege Denizi'ndeki 12 deniz mili genişliği ve Doğu Akdeniz'deki mevcut sorunlara dair önemli açıklamalarda bulundu. Fidan'ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 1995 yılında aldığı ve Yunanistan'ın karasularını 6 deniz milinin üzerine çıkarması durumunda bunu 'savaş' sebebi sayacağını belirten 'casus belli' kararına yönelik değerlendirmeleri dikkat çekti. Birçok kesimin bu kararı bir savaş tehdidi olarak algıladığını belirten Fidan, bunun aslında bir kanun olmadığını, sadece bir bildiri olduğunu vurguladı. Fidan, Türkiye'nin bu bildiriyi, Yunanistan'ın Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni kabul ettiği ve bu sözleşme çerçevesinde karasularını genişletme hakkına sahip olabileceği işaret edildiği bir dönemde yayımladığını ifade etti.
Röportajda ayrıca, Türkiye'deki 'Mavi Vatan' doktriniyle ilgili olası bir yasa tasarısı olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Bakan Fidan, böyle bir çalışmanın mevcut olmadığını kesin bir dille belirtti. Fidan, 'Mavi Vatan yasa tasarısı diye bir şey söz konusu değil. Deniz parkları ile ilgili bir konu da henüz tartışma gündemine gelmiş değil' şeklinde konuştu. Bu açıklama, Türkiye'nin deniz egemenliği ve yetki alanlarına yönelik ulusal politikaları hakkında önemli bir çerçeve çizdi.
Türkiye'nin, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında planlanan deniz altı elektrik kablosu projesine (GSI) yönelik tutumuna da değinen Fidan, projenin kendisiyle kategorik bir karşıtlıkları olmadığını söyledi. Ancak Türkiye'nin bu tür enerji işbirliklerinde, deniz araştırmaları yapılmadan önce kendisine yazılı bildirimde bulunulması gerektiğini talep ettiğini belirtti. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da daha önce önerdiği gibi, 2 bin kilometreden uzak mesafelerden elektrik taşımak yerine, Türkiye'den enerji tedarik etmenin daha avantajlı olabileceği yönündeki yaklaşımı hatırlattı. Türkiye'nin talebinin, sadece sözlü değil, resmi ve yazılı bir bildirim olduğunu vurguladı.
Yunan basını, Bakan Fidan'ın bu açıklamalarını farklı şekillerde yorumladı. Kathimerini gazetesi, Fidan'ın 'izin' kelimesinden kaçınarak 'yazılı bildirim' talebini ön plana çıkararak, 'Türklerden izin alınmayacak' şeklinde bir başlık kullandı. Gazeteye konuşan bazı Yunan analistler ise, 'izin' kelimesinin kullanılmasından kaçınılması gerektiğini savundu. Ta Nea gazetesi ise manşetten verdiği haberinde, Fidan'ın Yunanistan'ı Türk siyasetindeki 'günah keçisi' olarak nitelemesi, 'casus belli' konusundaki açıklamaları ve 'Mavi Vatan'a dair yasa tasarısı bulunmadığı yönündeki sözlerini öne çıkardı. Bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye'nin Ege kıyılarını tanıtmak amacıyla kullandığı 'Turkaegean' markasının Avrupa Birliği'ndeki tescilinin iptal edilmesi de gündeme geldi. Türkiye'nin bu karara karşı dava açmaması üzerine iptal kararı kesinleşti. Öte yandan, Doğu Akdeniz'deki gelişmeler de sürüyor. Mısır, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylayan Libya Temsilciler Meclisi'ne sert tepki göstererek anlaşmayı geçersiz saydığını açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise bölgedeki gerilimin azaltılması çağrısında bulunarak, tüm tarafları iyi niyetli müzakereler yoluyla anlaşmazlıkları çözmeye teşvik etti.