Fiji'de 'Bluetoothing' Kabusu: HIV Vakaları Katlanarak Artıyor
Pasifik Okyanusu'nun gözde tatil duraklarından biri olan ve sakin atmosferiyle bilinen Fiji'de, ciddi bir halk sağlığı krizi patlak verdi. Milyonlarca insanın akıllı telefonlarında günlük hayatın bir parçası olarak yer alan 'Bluetooth' teknolojisiyle karıştırılmaması gereken 'bluetoothing' veya 'hotspotting' olarak adlandırılan tehlikeli bir yöntem, ülkede HIV vakalarının endişe verici boyutlara ulaşmasına neden oluyor. Bir zamanların huzurlu adası, hızla yayılan bu ölümcül virüsle mücadele ederken, 'ulusal acil durum' ilan edilmesi kaçınılmaz hale geldi. Uzmanlar, virüsün yayılma hızının arkasındaki kan donduran yeni yöntemi deşifre ederek halkı uyardı.
Fiji'de yaşanan sağlık krizi, son yıllarda dünya genelinde popülerliği artan tropikal destinasyonlar için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Nüfusu 1 milyonu aşmayan bu rüya ada ülkesinde, HIV ile yaşayan bireylerin oranı dramatik bir şekilde yükseldi. Sadece beş yıl önce, her 167 yetişkinden biri HIV ile yaşarken, bu rakam günümüzde her 60 yetişkinden birine ulaştı. Veriler, durumun vahametini gözler önüne seriyor; 2025 yılı içinde tek başına 2 bin 16 yeni HIV enfeksiyonu vakası tespit edildi. Dahası, virüsle ilişkili komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybeden bebeklerin sayısındaki artış da anne ve çocuk sağlığına yönelik endişeleri derinleştiriyor.
Yetkililer ve sağlık profesyonelleri, HIV enfeksiyonlarındaki bu kontrolsüz artışın ardında birden fazla faktörün yattığını belirtiyor. Başta korunmasız cinsel ilişkiler ve madde bağımlılığı olmak üzere, ortak enjektör kullanımının da virüsün yayılmasında önemli bir rol oynadığı vurgulanıyor. Ancak asıl dikkat çekici ve korkutucu gelişme, 'bluetoothing' veya 'hotspotting' olarak bilinen uygulamadır. Bu yöntemde, uyuşturucu kullanıcıları arasında yaygınlaşan bir alışkanlık olarak, daha önce uyuşturucu enjekte edilmiş bir şırınganın, başka bir kullanıcı tarafından kullanılması söz konusu. Aynı dozun birden fazla kişi tarafından paylaşılması ve aynı iğnenin kullanılması, HIV virüsünün yanı sıra Hepatit B ve C gibi diğer kan yoluyla bulaşan ölümcül enfeksiyonların da hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Fiji'de steril şırıngalara erişimin kısıtlı olması, bu sorunu daha da karmaşık hale getiriyor.
Fiji hükümeti, bu tehlikeli gidişatı durdurmak amacıyla bir dizi önlem almaya hazırlanıyor. Özellikle iğne paylaşımını azaltmak ve HIV bulaşma riskini minimize etmek hedefleniyor. Bu kapsamda, bir iğne ve şırınga dağıtım programının başlatılması planlanıyor. Ancak bu programın etkin bir şekilde hayata geçirilebilmesi için mevcut yasal düzenlemelerde de gerekli değişikliklerin yapılması gerektiği belirtiliyor. Öte yandan, salgının kontrol altına alınmasındaki en büyük engellerden biri de HIV ile yaşayan birçok kişinin enfekte olduğundan habersiz olması. 2025 yılı tahminlerine göre Fiji'de yaklaşık 9 bin 100 kişi HIV ile yaşarken, bunların yalnızca yüzde 39'unun durumundan haberdar olduğu ve yalnızca yüzde 22'sinin tedavi gördüğü ortaya çıktı. Bu oran, küresel ortalamanın (%78) çok altında kalıyor. Toplumsal damgalanmanın ve ayrımcılığın, insanların test yaptırmasını ve sağlık hizmetlerine ulaşmasını engellediği düşünülüyor. Bu nedenle halk, düzenli test yaptırmaya ve gerekli durumlarda tedaviye teşvik ediliyor. Enfeksiyonlardaki bu hızlı artış, Fiji'nin mevcut sağlık altyapısı üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Hastaneler ve klinikler kapasitelerinin üzerinde zorlanırken, uzmanlar salgının kontrol altına alınmasının uzun yıllar sürebileceği konusunda uyarıyor. Ülkenin ulusal HIV mücadele programını yöneten Jason Mitchell, mevcut durumun kısa vadede düzelmesinin beklenmediğini ve salgının etkili bir şekilde yönetilebilmesi için beş yıldan fazla bir sürenin gerekeceğini öngörüyor.