Fiji'de Deniz Kabukları 3 Bin Metrekarelik Bir Adayı Oluşturdu
Fiji'nin sakin sularında, bilim dünyasını şaşırtan sıra dışı bir keşif yapıldı. Vanua Levu adasının kuzeyindeki Culasawani kıyılarında yer alan küçük bir ada, incelenen örneklerde yüzde 90'a varan oranlarda deniz kabuklarından oluşmasıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık üç bin metrekarelik bu kara parçası, adeta doğanın ve insanın ortaklaşa yarattığı bir eser gibi görünüyor. Araştırmacılar, bu ilginç adanın oluşumunda, yüzyıllar boyunca aynı bölgede yaşayan insanların kabuklu deniz ürünlerini tüketmesi sonucu ortaya çıkan atıkların birikmesinin rol oynadığını düşünüyor.
Mangrov ağaçlarıyla çevrili bu benzersiz adada yapılan kazılar, kabukların sadece yüzeyde değil, derinliklerde de yoğunlaştığını ortaya koydu. Yaklaşık 20 ila 40 santimetre kalınlığındaki tabakanın büyük bir kısmının, insanlar tarafından yenilebilir olarak değerlendirilen deniz canlılarına ait kabuklardan meydana geldiği tespit edildi. Bu durum, adanın doğal bir oluşumdan ziyade, insan faaliyetlerinin bir sonucu olabileceği hipotezini güçlendiriyor. Adanın yapısı, hem jeolojik hem de arkeolojik açıdan önemli ipuçları barındırıyor.
Yapılan radyokarbon tarihleme analizleri, adayı oluşturan kabuk kalıntılarının büyük bir bölümünün yaklaşık 1.190 yıl öncesine, yani milattan sonra 760 yılı civarına tarihlendiğini gösteriyor. Elde edilen örneklerin genel tarih aralığı ise milattan sonra 420 ile 1040 yılları arasına uzanıyor. Bu bulgu, adanın oluşum sürecinin oldukça uzun bir zaman dilimine yayıldığını kanıtlar nitelikte. Aynı tabakalarda bulunan küçük çömlek parçaları da, bu birikimin tamamen doğal yollarla oluşmadığına işaret ediyor. Bilim insanları, bölgede yaşamış insanların, denizden topladıkları kabuklu deniz canlılarını bu alanda işleyip, yenilebilir kısımlarını farklı yerlere götürürken kabukları burada bıraktıkları ihtimali üzerinde duruyor. Bu tekrarlanan faaliyetler zamanla devasa bir kabuk yığınına dönüşerek bugünkü adayı meydana getirmiş olabilir.
İlk incelemelerde, adanın yapısının devasa bir dalga veya tsunami gibi doğal afetler sonucu oluşmuş olabileceği de değerlendirildi. Ancak araştırmacılar, kabuk tabakasının yalnızca mevcut ada sınırları içinde yoğunlaşması ve tamamının yenilebilir türlerden oluşması gibi faktörleri göz önünde bulundurarak bu olasılığın zayıf olduğunu belirtti. Günümüzde mangrovlarla kaplı olan ada, yüksek gelgit seviyesinin yaklaşık 60 santimetre üzerinde yer alıyor. Deniz seviyesindeki uzun vadeli değişimler ile insanların yüzyıllar boyunca bıraktığı kabuk atıklarının bir araya gelmesi, bu küçük kara parçasının oluşumunda etkili olmuş olabilir. Bilim insanları, bu tür adaları 'kabuk atığı adası' (midden island) olarak tanımlıyor ve bu keşif, insan ve çevre etkileşiminin ilginç bir örneğini sunuyor.