Fon Skandalında Yeni Adım: Gönüllü Geri Ödeme Hesabı Açıldı
Ekonomi

Fon Skandalında Yeni Adım: Gönüllü Geri Ödeme Hesabı Açıldı

7

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), son dönemde yaşanan ve yatırımcıların büyük mağduriyetine yol açan fon skandalına yönelik dikkat çekici bir adım attı. Tasfiye sürecinde olan yatırım fonlarında olağanüstü ve fahiş kazançlar elde ettiği tespit edilen kişi veya kurumların, bu tutarları gönüllü olarak geri ödeyebilmeleri amacıyla özel hesaplar oluşturulduğu duyuruldu. Bu yeni düzenleme, söz konusu fonlardaki usulsüz kazançların geri alınarak mağdur olan yatırımcılara dağıtılmasını hedefliyor.

SPK tarafından yapılan açıklamada, her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere 'İsteğe Bağlı İade Hesapları'nın faaliyete geçirildiği belirtildi. Bu hesaplara yatırılacak paraların, ilgili fonun tasfiye sürecindeki mal varlığına dahil edileceği ve nihayetinde mağdur yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılacağı ifade edildi. Ancak bu adım, beraberinde önemli hukuki ve etik tartışmaları da alevlendirdi. Özellikle 'parayı iade edenlerin hukuki sorumluluğunun ne olacağı' ve 'geri ödeme yapmayanlar hakkında nasıl bir yol izleneceği' gibi sorular kamuoyunda ve uzmanlar arasında yankı buldu.

Uygulamaya yönelik ilk yorumlardan biri ekonomist İnan Mutlu'dan geldi. Mutlu, bu adımı 'vurgunculara af hesabı açılması' olarak nitelendirerek, uygulamanın 'rezillik' olduğunu söyledi. Mutlu, SPK'nın bu yolla zorla alamayacağı paraları gönüllü iade adı altında toplamaya çalıştığını iddia etti. Fahiş kazancın ölçüsünün SPK ve iade eden kişi tarafından neye göre belirleneceğinin belirsizliğine dikkat çeken Mutlu, Sermaye Piyasası Kanunu'nda etkin pişmanlık hükümlerinin bulunduğunu ancak bunların şartlarının da net olduğunu hatırlattı. Mutlu, bu tür bir gönüllülük esasına dayalı ödemenin, hukuki süreçleri nasıl etkileyeceği konusunda derin şüpheleri olduğunu dile getirdi.

İnan Mutlu, fahiş kazanç elde eden kişilerin ileride olası bir soruşturmaya dahil olmaları durumunda ne olacağını sorguladı. Bu durumun, yargılanmaktan kaçma ihtimalini doğurabileceğini belirten Mutlu, bir kişinin 'suç işlemedim ama fahiş kazanç elde ettim' demesinin bir tür af anlamına gelip gelmediğinin net bir şekilde açıklanması gerektiğini vurguladı. Mutlu, mevcut durumun, SPK'nın içinde bulunduğu çaresizliği ve umutsuzluğu yansıttığını ifade ederek, böylesine tartışmalı bir uygulamaya başvurulmasının altında yatan nedenlerin daha detaylı incelenmesi gerektiğini belirtti. SPK'nın bu hesaplara aktarılan tutarların kullanımına ilişkin belirlediği esaslara göre, bu paralar yalnızca ilgili fonun tasfiye malvarlığına eklenecek ve tasfiyeden sorumlu bankalar aracılığıyla katılma payı sahiplerine dağıtılacak.

Paylaş

İlgili Haberler