Fonlardaki Varlıkların Tasfiyesi Yeniden Düzenlendi: Anapara Kaybı Endişesi
Ekonomi

Fonlardaki Varlıkların Tasfiyesi Yeniden Düzenlendi: Anapara Kaybı Endişesi

7

Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren yatırım fonlarının tasfiyesi ve hak sahiplerine yapılacak ödemelerin hesaplanmasına ilişkin usuller, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen yeni bir kanun teklifiyle önemli değişikliklere uğradı. Uzun süren müzakerelerin ardından yasalaşan düzenleme, fon varlıklarının nasıl paylaştırılacağını ve yatırımcılara ne kadar geri ödeneceğini belirleyen yeni bir hesaplama metodolojisi getiriyor. Bu değişiklik, fonların değer kaybettiği ve birçok yatırımcının parasını geri almakta zorlandığı bir dönemde gündeme geldi.

Yeni düzenlemeyle birlikte, tasfiye sürecinde fon pay sahiplerinin alacakları tutarın belirlenmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank ve diğer ilgili kurumların kayıtları esas alınacak. Kanun teklifinde yer alan ifadeye göre, fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlarca MKK kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında tespit edilecek. Bu adımın, ödemelerin doğru kişilere yapılmasını sağlamak ve hak sahipleri arasındaki potansiyel anlaşmazlıkları en aza indirmek amacıyla atıldığı belirtiliyor. Ancak ekonomistler, bu yeni sistemin dahi, sisteme yatırılan anaparayı bile geri alamayacak olan 455 binden fazla fonzedenin durumunu iyileştirmekte yetersiz kalabileceği yönünde endişelerini dile getiriyor.

Kanun teklifindeki ikinci önemli değişiklik ise, piyasa bozucu eylemlerde bulunan, bilgi suistimali yapan ve dolandırıcılık yoluyla haksız kazanç elde eden kişilerin iade etmesi gereken paraların hesaplanma yöntemine ilişkin. İlk taslakta, bu kişilerin ödeyeceği tutarın belirlenmesinde tasfiye edilen fonlardaki ödemelerin emsal tutar üzerinden yapılması öngörülüyordu. Ancak yapılan ek önergeyle birlikte, hesaplamalarda artık tüketici enflasyonu ve yurt içi üretici enflasyonundaki değişim oranlarının ortalaması dikkate alınacak. Bu değişiklik, piyasa manipülasyonu yapanların ödeyeceği miktarın enflasyonist etkiler göz önünde bulundurularak belirlenmesini amaçlıyor. Bu kapsamda, fon kriziyle ilgili muhalefet tarafından sunulan çeşitli önergeler ise TBMM'de kabul edilmedi.

Ekonomistler, özellikle fonların likidite sorunları yaşadığı ve yatırımcıların satış emirlerine rağmen paralarını alamadığı bir ortamda, yeni düzenlemenin getirdiği hesaplama yönteminin anapara kaybı riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor. İktisatçı İnan Mutlu'nun da gündeme getirdiği gibi, tasfiyedeki fonlarda yaşanan sorunların temelinde TEFAS'ta fiyat oluşmaması veya temerrüt yaşanması gibi nedenler yatıyor. Mutlu, yatırımcılara yapılan ödemelerin, satış talimatının verildiği günkü borsa fiyatı üzerinden değil, tasfiye süreci tamamlandığında fonun elinde kalan net varlığın, yatırımcının payına düşen tutarı üzerinden yapılacağını belirtti. Bu durum, fonun net varlık değerinin düşmesi halinde yatırımcının anaparasından daha az bir tutar alabileceği anlamına geliyor.

Paylaş

İlgili Haberler