Gazeteci Bekir Coşkun, Vefatının 6. Yıl Dönümünde Anıldı
Gündem

Gazeteci Bekir Coşkun, Vefatının 6. Yıl Dönümünde Anıldı

19

Türk basın tarihinin unutulmaz isimlerinden, SÖZCÜ Gazetesi'nin değerli yazarı Bekir Coşkun, aramızdan ayrılışının altıncı yılında sevenleri tarafından rahmetle ve özlemle anıldı. 18 Ekim'de kaybettiğimiz usta gazeteci ve yazar, memleketi Şanlıurfa'nın Tülmen köyündeki kabri başında düzenlenen törenle yâd edildi. Coşkun'un mezarına karanfiller bırakılırken, sevenleri onun doğruluğun ve dürüstlüğün sembolü olarak kalplerdeki yerini koruduğunu dile getirdi.

Törene, Bekir Coşkun'un ailesinden kardeşleri Emine, Güzin, Suat, Haluk ve Haldun Coşkun'un yanı sıra, Şanlıurfa'dan ve köy halkından çok sayıda vatandaş katıldı. Coşkun'un anılması, onun sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda toplumsal değerlere bağlılığıyla da tanınan bir aydın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Katılımcılar, onun fikirlerinin ve yazı dilinin günümüzde dahi yol gösterici nitelik taşıdığını vurguladı.

1945 yılında Şanlıurfa'nın Tülmen Köyü'nde dünyaya gelen Bekir Coşkun, elli yılı aşkın süren meslek hayatına sığdırdığı eserlerle Türk basınına damgasını vurdu. Mesleki kariyerine Ankara'daki Hür Anadolu Gazetesi'nde foto muhabiri olarak başlayan Coşkun, daha sonra parlamento muhabirliği gibi önemli görevler üstlendi. TRT, Günaydın, Hürriyet ve Cumhuriyet gibi saygın medya kuruluşlarında da çalışarak gazetecilik alanında önemli izler bıraktı. Coşkun, doğa sevgisi, hayvanlara olan düşkünlüğü ve sanat tutkusuyla da tanınıyordu.

Gazeteciliğin yanı sıra edebiyat dünyasına da önemli katkılar sunan Bekir Coşkun, "Dövlet", "Avukatımı İstiyorum", "Pako'ya Mektuplar", "Ben Pako" ve "Başın Öne Eğilmesin" gibi birbirinden değerli eserlere imza attı. 2013 yılından itibaren SÖZCÜ Gazetesi'ndeki köşesiyle okurlarıyla buluşmaya devam eden Coşkun'un yazı dili, her zaman samimiyeti ve toplumsal meselelere getirdiği özgün bakış açısıyla öne çıktı. Kardeşi Haluk Coşkun, törende yaptığı konuşmada, "Yıllar geçmesine rağmen onun yokluğuna hala alışamadık, kaybettiğimizi kabullenemedik. Sanki her an her yerden çıkıp gelecekmiş gibi hissediyoruz. Yazıları ne kadar eski olursa olsun, sanki dün yazılmış gibi taze ve güncel. Ülkenin durumu o gün neyse, bugün de benzer olumsuzluklar yaşanıyor. Hem biz ailesi hem de okurları, onun kaleminin eksikliğini derinden hissediyor." ifadeleriyle duygularını dile getirdi.

Paylaş

İlgili Haberler