Geleceğe Yatırım: 7 Milyon TL'ye Dondurulmuş Bedenlerle Yeniden Doğuş Umudu
Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletinde yer alan Holbrook kasabası, death sonrası yeniden yaşama tutunma umudu taşıyanlar için sıra dışı bir merkeze ev sahipliği yapıyor. Southern Cryonics tarafından işletilen bu tesis, insan bedenlerini dondurarak gelecekteki teknolojik gelişmelerle yeniden hayata döndürme vaadiyle öne çıkıyor. Tesis, güney yarımküredeki bu alandaki tek örnek olma özelliğini taşıyor ve 2023 yılında faaliyete geçti.
Şu ana kadar yedi kişinin bedeni, özel olarak tasarlanmış ve sektörde 'dewar' olarak bilinen devasa metal tanklarda, sıvı nitrojenin dondurucu soğuğunda, eksi 196 santigrat derecede muhafaza ediliyor. Bu bedenin baş aşağı konumda saklanması, uygulanan yöntemin bir parçası olarak belirtiliyor. Kriyojenik dondurma işlemini tercih eden bireyler, bu geleceğe yönelik umutları için kişi başı yaklaşık 200 bin Avustralya doları, yani güncel kurla 6,9 milyon Türk Lirası'nın üzerinde bir meblağ ödüyorlar. Bu yüksek ücret, işlemin karmaşıklığını ve geleceğe yönelik beklentileri yansıtıyor.
Kriyojenik işlemin temel amacı, kişinin ölümünün hemen ardından vücudu hızla soğutarak hücrelerde oluşabilecek hasarı en aza indirmek. Bazı durumlarda, 'vitrifikasyon' adı verilen ve antifriz benzeri kimyasalların dolaşım sistemine verilmesini içeren bir ön işlem uygulanıyor. Bu adımın amacı, dokuların dondurulma sırasında meydana gelebilecek kristalize hasardan korunmasını sağlamak. İşlemden geçirilen bedenler daha sonra Holbrook'taki tesise nakledilerek sıvı nitrojen dolu tanklara yerleştiriliyor. Ancak tesisteki tüm uygulamaların aynı olmadığı, bazı bedenlerin doğrudan dondurma yöntemiyle saklandığı da bilgiler arasında yer alıyor.
Bilim camiası, kriyojenik yöntemin gelecekte insan yaşamını uzatma potansiyeli taşıdığına dair iddialara temkinli yaklaşıyor. Melbourne'deki RMIT Üniversitesi'nden kriyoprezervasyon uzmanı Doçent Saffron Bryant, mevcut bilimsel verilerin insan bedeninin tamamının bu yöntemle uzun süre sağlıklı bir şekilde saklanabileceğini henüz kanıtlamadığını vurguluyor. Temel eleştiri noktası, sadece dondurma değil, aynı zamanda dondurulan bedenin herhangi bir zarar görmeden çözülerek tekrar işlevsel hale getirilmesinin teknolojik olarak mümkün olup olmadığı. Bu konuda henüz somut bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Southern Cryonics Başkanı Peter Tsolakides ise yöntemin kesin bir başarı garantisi sunmadığını kabul ediyor. Ona göre, hastaların yeniden hayata döndürülebilmesi için öncelikle ölümcül hastalıkların tedavi edilmesi, yaşlanma sürecinin tersine çevrilmesi ve bedenleri yeniden işlevsel hale getirecek teknolojilerin geliştirilmesi gerekiyor. Tsolakides, hastalarının yaklaşık 250 yıl sonra yeniden hayata döndürülme ihtimalini yüzde 10 olarak tahmin ediyor. Bu düşük oran bile, mevcut seçeneklerin tamamen tükenmesinden daha umut verici bir beklenti olarak sunuluyor. Kriyojenik sözleşmelerde, şirketin gelecekteki olası finansal zorlukları veya faaliyetlerini durdurması durumunda bedenlerin imha edilebileceğine dair maddelerin bulunması da dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor. Dünya genelinde yaklaşık bin kişinin bu yöntemle dondurulduğu tahmin edilirken, uygulama şu an için bilimsel bir gerçeklikten çok, geleceğe yönelik güçlü bir umut ışığı olarak görülüyor.