Gövdesinde Üzüm Gibi Meyveler Veren Ağaç: 94 Bin Liraya Kadar Alıcı Buluyor
Brezilya'nın eşsiz bitki örtüsüne ait jabuticaba ağacı, kendine özgü yapısıyla global çapta dikkatleri üzerine çekiyor. Gövdesinde doğrudan üzüme benzeyen lezzetli meyveler yetiştiren bu bitki, özellikle son dönemde sosyal medya platformlarında sıkça paylaşılarak geniş kitlelere ulaşmayı başardı. Kimi kaynaklarda 'Brezilya üzüm ağacı' olarak da tanıtılan jabuticaba, taze tüketimindeki hassasiyetine rağmen, özellikle olgunlaşmış ve meyve vermeye hazır halde yurt dışı pazarında oldukça yüksek bedellerle alıcı buluyor. Bu durum, bitkinin sadece meyvesiyle değil, aynı zamanda kendisiyle de önemli bir ekonomik değer taşıdığını ortaya koyuyor.
Yetişkin jabuticaba ağaçlarının uluslararası piyasadaki fiyatlandırması, tüketicilerin ve koleksiyonerlerin ilgisini çeken önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı fidanlık verilerine göre, henüz yeni gelişmekte olan ve 3 ila 4 yaşlarındaki jabuticaba fideleri ortalama 100 ila 195 Amerikan Doları arasında bir bedelle el değiştirebiliyor. Ancak, meyve verme olgunluğuna ulaşmış, yani gövdesinde meyveleriyle birlikte sergilenen daha büyük ve yaşlı ağaçların fiyatları önemli ölçüde artış gösteriyor. Özellikle 2,1 ila 2,7 metre boyundaki, meyveli siyah jabuticaba ağaçları için talep edilen bedel 2.000 Amerikan Doları'na kadar çıkabiliyor. Bu rakam, güncel kurla yaklaşık 94.000 Türk Lirası'na denk geliyor. Bunun yanı sıra, Sabara türü olarak bilinen ve yine olgunluğa erişmiş yetişkin ağaçların fiyatları ise teslimat ve kurulum masrafları hariç tutulduğunda yaklaşık 900 Amerikan Doları, yani yaklaşık 42.000 Türk Lirası civarında seyrediyor.
Bu denli yüksek fiyat farklarının temelinde yatan en önemli faktörlerden biri, jabuticaba ağacının gelişim hızının son derece yavaş olması. Yapılan araştırmalar ve tarımsal veriler, bir jabuticaba ağacının tam verimlilikle meyve verebilecek olgunluğa erişmesinin 10 yılı aşkın bir süre alabileceğini gösteriyor. Bu durum, yüksek meblağlar ödeyerek ağaç satın alan kişilerin, aslında sadece meyveye değil, aynı zamanda yıllar süren sabırlı bir büyüme sürecinin sonucunda elde edilen hazır bir ürüne ve bu sürecin getirdiği zamandan tasarrufa yatırım yaptıkları anlamına geliyor. Yani, alıcılar sadece bitkinin kendisini değil, aynı zamanda bu uzun bekleme süresini ve elde edilen hazır meyve potansiyelini de satın almış oluyorlar.
Jabuticaba meyvesinin en dikkat çekici özelliklerinden biri, toplandıktan sonraki kısa süre içinde tazeliğini yitirip bozulma eğilimi göstermesi. Brezilya Tarımsal Araştırma Kurumu'nun (Embrapa) teknik raporları, bu meyvenin en iyi kalitede ve lezzette tüketilebilmesi veya pazarlanabilmesi için hasat edildiği gün içerisinde tüketilmesinin veya işlenmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Meyvenin bu denli kısa raf ömrüne sahip olması ve hızlı bir soğuk zincir lojistiği gerektirmesi, jabuticaba'nın mango veya limon gibi diğer popüler meyveler gibi taze olarak dünya pazarlarına geniş çapta ihraç edilmesini engelleyen en büyük kısıtlamalardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu zorluğun üstesinden gelmek isteyen üreticiler ise, meyvenin doğrudan taze satışındaki sıkıntıları aşmak adına, onu reçel, sos, meyve suyu ve konserve gibi çeşitli işlenmiş ürünlere dönüştürerek katma değer yaratma yoluna gidiyorlar. Hatta, Brezilya'nın Minas Gerais eyaletine bağlı Sabará kenti, bu jabuticaba türevleriyle Ulusal Sınai Mülkiyet Enstitüsü (INPI) tarafından verilen Coğrafi İşaret tescilini almayı başarmış bulunuyor.