Güneş Enerjili Tekneyle Fosil Yakıt Kullanmadan Rekor Mesafe Katetti
Dünya

Güneş Enerjili Tekneyle Fosil Yakıt Kullanmadan Rekor Mesafe Katetti

3

Finlandiyalı tekne tasarımcısı ve üreticisi Lukas Sjöman, kendi tasarladığı ve inşa ettiği güneş enerjili tekneyle dikkat çekici bir seyahate imza attı. Helios 11 adı verilen 11 metre uzunluğundaki bu yenilikçi deniz aracı, herhangi bir fosil yakıt kullanmadan 3.000 deniz milinden (yaklaşık 5.556 kilometre) daha uzun bir mesafeyi başarıyla tamamladı. Bu proje, sürdürülebilir enerji kaynaklarının denizcilikte ne denli potansiyel taşıdığını gözler önüne sererken, uzun mesafeli yolculukların çevre dostu alternatiflerle mümkün olabileceğini kanıtlıyor.

Sjöman'ın yaklaşık 20.000 Amerikan Doları'lık bir bütçeyle hayata geçirdiği bu proje, karmaşık ve pahalı teknolojilere yönelmek yerine, piyasada kolayca bulunabilen standart ekipmanların akıllıca birleştirilmesiyle oluşturuldu. Teknolojinin temelinde, Helios 11'in çatısına entegre edilmiş on adet standart ev tipi güneş paneli yer alıyor. Bu paneller, uygun güneş ışığı koşulları altında saatte toplam 4.000 watt'a kadar elektrik enerjisi üretebiliyor. Üretilen bu temiz enerji, teknenin 24 kilovat-saat (kWh) kapasiteli batarya sisteminde depolanarak, teknenin hareket etmesi için gerekli gücü sağlıyor.

Tekneyi ileriye taşıyan ana güç kaynağı, geleneksel benzinli veya dizel motorların yerine kullanılan 6 kilovatlık (kW) elektrikli bir dıştan takma motordur. Güneşli günlerde paneller, sürekli olarak bataryaları şarj ederek motorun çalışması için gerekli enerjiyi sağlıyor. Ayrıca, tekne demirliyken bile enerji üretmeye devam ederek, bir sonraki seyahat için bataryalarını tam kapasiteye ulaştırabiliyor. Teknede bulunan ve sadece yarım metrelik bir su çekimine sahip olması, onu diğer büyük teknelerin ulaşamadığı sığ koylarda ve kıyı bölgelerinde rahatlıkla seyir yapabilme avantajı sunuyor.

Lukas Sjöman, Helios 11 ile Avrupa kıyıları boyunca gerçekleştirdiği 3.000 deniz milini aşan yolculuğunda, rotasının İspanya'nın Akdeniz kıyılarını da kapsadığını belirtti. Bu uzun ve meşakkatli seyahatte, teknenin ilerlemesi için tek bir damla bile fosil yakıt kullanılmadı. Sjöman, yaptığı hesaplamalara göre, sadece güneş enerjisi kullanarak elde edilen tasarrufun oldukça önemli olduğunu vurguladı. Sistemin bir diğer büyük avantajı ise, yolculuk esnasında sık sık yakıt ikmali yapma veya ücretli marinalarda şarj için bekleme zorunluluğunun ortadan kalkmasıdır. Sjöman, bu deneyimden edindiği başarıyla yetinmeyerek, gelecekte daha büyük ve yine güneş enerjisiyle çalışan 16 metrelik bir katamaran inşa etme planları üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Paylaş

İlgili Haberler