Haliç Köprüsü'nde Kadınlardan Şok Eden Eylem: 'İhmal Şüphesiz!'
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından, Türkiye'de giderek artan kadın cinayetlerine ve çözülemeyen kadın ölümlerine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir eylem gerçekleştirildi. İstanbul'un simge yapılarından Haliç Köprüsü'ne asılan pankart, görenlerin dikkatini çekerken, toplumun vicdanını da derinden sarstı. Platform, bu eylemiyle hem kadınlara yönelik şiddetin boyutunu gözler önüne sermeyi hem de yetkililerin bu konudaki sorumluluklarını hatırlatmayı hedefledi.
Köprüye asılan ve altı satırdan oluşan pankartta yer alan çarpıcı mesaj, “Mayıs ayında 33 kadının ölümü şüpheli, iktidarın ihmali şüphesiz!” şeklindeydi. Bu ifade, sadece bir istatistiği değil, aynı zamanda kadınların hayatını kaybettiği vakaların aydınlatılmasındaki gecikmelere ve olası ihmallere işaret ediyordu. Pankart, kadınların güvenli bir yaşam sürdürebilmeleri için gereken politikaların hayata geçirilmesi gerektiği yönündeki çağrıları da güçlendirdi.
Platform tarafından yapılan yazılı açıklamada, kadınların haklarına yönelik saldırılara karşı duruş sergileyen bir tavır ortaya konuldu. Açıklamada, “Kadınları yaşatacak politikalar uygulamak yerine haklarımıza saldıranlar bilsin: Hiçbir şüpheli kadın ölümünü karanlıkta bırakmayacağız. İhmali olanlardan hesap soracağız” denilerek, olayın takipçisi olunacağı ve sorumluların adalete teslim edilmesi için mücadele edileceği vurgulandı. Bu sözler, kadınların maruz kaldığı şiddet karşısında sessiz kalmayacaklarının bir göstergesiydi.
Platformun paylaştığı Mayıs ayı verileri de durumun vahametini gözler önüne serdi. Mayıs ayında 16 kadının cinayet sonucu hayatını kaybettiği, buna ek olarak 33 kadının ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdiği belirtildi. Öldürülen 16 kadından yalnızca birinin ekonomik nedenlerle, bir diğerinin ise kriz geçirdiği bahanesiyle öldürüldüğü, geriye kalan 14 kadının ise hangi gerekçelerle öldürüldüğünün tespit edilemediği bilgisi paylaşıldı. Bu durumun, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmeye çalışılmasının bir sonucu olduğu ifade edildi. Kadınların kimler tarafından ve neden öldürüldüğünün net bir şekilde ortaya konulamaması, adil yargılama süreçlerinin işletilmemesi, caydırıcı cezaların verilmemesi ve etkili önleyici tedbirlerin alınmaması gibi faktörlerin, şiddetin giderek artmasına ve farklı boyutlar kazanmasına neden olduğu vurgulandı. Raporda ayrıca, öldürülen 16 kadından 5’inin mevcut eşleri, 3’ünün eski eşleri, 2’sinin birlikte olduğu erkekler, birinin kendi oğlu, 2’sinin akrabaları ve birinin arkadaşı tarafından katledildiği bilgisi yer aldı. İki kadının failiyle olan yakınlık derecesinin ise belirlenemediği belirtildi. Bu verilere göre, kadınların yüzde 31’inin kendi eşleri tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Kadınların yaşamını yitirdiği yerler incelendiğinde ise, 5’inin evlerinde, 3’ünün sokakta, 2’sinin ıssız bir alanda, birinin arabada ve birinin de şantiye alanında öldürüldüğü bilgisi verildi. Dört kadının öldürüldüğü mekanın ise tespit edilemediği kaydedildi. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 31’inin kendi evlerinde vahşice katledildiği bilgisi, evlerin artık kadınlar için güvenli bir alan olmaktan çıktığını gösteren ürkütücü bir tablo çizdi. Kullanılan öldürme yöntemleri de dikkat çekiciydi; 9 kadının ateşli silahlarla, 3’ünün kesici aletlerle, birinin boğularak, birinin yakılarak ve 2’sinin ise darp edilerek hayatını kaybettiği belirtildi. Mayıs ayında öldürülen kadınların yüzde 56’sının ateşli silahlarla katledilmiş olması, silahlı şiddetin kadın cinayetlerindeki yaygınlığını gözler önüne serdi.