Hekim Birliği Sendikası Kayyum İddialarını Reddetti: Hukuki Süreç Devam Ediyor
Hekim Birliği Sendikası'nın Genel Başkanı Hatice Çerçi Balcı, son günlerde kamuoyunda yer alan ve sendikalarına kayyum atandığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını kesin bir dille ifade etti. Balcı, mevcut hukuki sürecin henüz tamamlanmadığını ve sendika yönetiminin görevine mevcut haliyle devam ettiğini vurgulayarak, bu konuda yaşanan bilgi kirliliğini gidermeyi amaçladıklarını dile getirdi.
Genel Başkan Balcı, yaptığı detaylı açıklamada, Hekim Birliği Sendikası'nın kuruluş amacının, tıp doktorlarının çalışma koşullarını iyileştirmek, özlük haklarını güvence altına almak ve hekimlik mesleğinin saygınlığını yüceltmek olduğunu hatırlattı. Bu hedefler doğrultusunda sendikanın, hastane ortamlarından idari mercilere, yargı salonlarından kamuoyuna kadar pek çok platformda aktif bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Balcı, sendikanın her zaman hukukun üstünlüğü ilkesine, hekim emeğinin değerine ve meslek onurunun korunmasına öncelik verdiğini vurguladı. Son dönemde ortaya atılan ve sendikayı hedef alan 'kayyum atandı' şeklindeki söylemlerin, gerçekleri çarpıttığını ve eksik bilgi içerdiğini belirten Balcı, üyeleri ve kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğuyla bu açıklamayı yapma gereği duyduklarını ifade etti.
Sendikanın 2. Olağan Genel Kurulu'nun 30-31 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleştirildiğini anımsatan Balcı, bu genel kurula karşı bir iptal davası açıldığını doğruladı. İlk derece mahkemesinin yargılaması sonucunda genel kurulun iptaline ve kararın kesinleşmesi halinde sendikanın üç kayyum nezaretinde yeni bir genel kurula gitmesine hükmedildiğini aktardı. Ancak Balcı, bu kararın henüz kesinleşmemiş bir karar olduğunu ve icra edilebilir nitelik taşımadığını altını çizerek belirtti. Bu nedenle, şu an itibarıyla Hekim Birliği Sendikası'na atanmış herhangi bir kayyumun bulunmadığını ve Merkez Yönetim Kurulu'nun görev başında olduğunu yineledi. Sendikanın, hekimlerin hakları için yürüttüğü çalışmalara aynı azim ve kararlılıkla devam edeceğini söyledi. Bu ilk derece mahkemesi kararına karşı öncelikle istinaf yoluna, ardından da gerekli görülmesi halinde temyiz yoluna başvurulacağını açıklayan Balcı, Yargıtay süreci tamamlanıp karar kesinleşmeden hukuki olarak nihai bir sonucun söz konusu olmayacağını ifade etti. Hekim Birliği Sendikası'nın geçmişte olduğu gibi bugün de hukuka bağlılığını ve yargı kararlarına saygısını koruduğunu, ancak hukuka aykırı ve sendikanın iradesini yok sayan her türlü girişime karşı durmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Genel Kurul öncesindeki dönemde, sendika iradesini ve üyelerin demokratik tercihlerini hiçe sayan bazı yetkisiz girişimlerde bulunulduğunu da gündeme getiren Balcı, soyut ve mesnetsiz iddialara dayanarak hazırlanan ayrı bir karar defteri ve imza sirkülerinin resmi makamlar nezdinde işlem görmeye çalışıldığını belirtti. Bu duruma ilişkin olarak İzmir 4. İş Mahkemesi'nde açılan davada, İzmir 8. Noterliği'nin yetkisiz karar defteri tasdik işleminin ve İzmir 15. Noterliği'nin imza sirkülerinin iptalinin talep edildiğini söyledi. Mahkemenin 16 Haziran 2026 tarihinde verdiği kararla, söz konusu yetkisiz belgelerin ve bu kapsamda alınan kararların geçersizliğine hükmedildiği bilgisini paylaştı. Bu sürecin sadece hukuki bir tartışma olmadığını, aynı zamanda sendikanın kurumsal ciddiyeti ve hekimlik mesleğinin onuruyla bağdaşmayan boyutlara ulaştığını üzülerek ifade etti. Balcı, sendika genel merkezinde bulunan genel başkan odasının çilingir marifetiyle hukuka aykırı şekilde açılmaya çalışıldığını ve bu girişimin başarısız olması üzerine kapının zorla açılarak yetkisiz bir şekilde makama girildiğini anlattı. Bu olaylar nedeniyle Genel Başkan olarak kendini güvende hissetmediğini ve ilgili kişiler hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını belirtti. Bu durumun kendisi açısından son derece üzücü olduğunu vurgulayan Balcı, hekim haklarını savunduğunu iddia eden kişilerin neden cebir, zor ve hukuka aykırı yöntemlere başvurduğunu sorguladı. Ayrıca, yetkisiz belgelerle işlem yapılması ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulması iddialarıyla ilgili olarak bir kişi hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nda özel belgede sahtecilik suçundan iddianame düzenlendiğini ve ilgili kişinin yargılanmaya başladığını ekledi. Bu gelişmelerin, kamuoyuna yansıtılan 'kayyum' söylemlerinin gerçeğin sadece eksik ve yanıltıcı bir kısmını yansıttığını gösterdiğini savundu. Sendikanın mücadelesinin makam kavgası olmadığını, hekimlerin emeği, güvenliği, itibarı ve geleceği için olduğunu belirten Balcı, Hekim Birliği Sendikası'nın her zaman olduğu gibi dimdik ayakta kalmaya devam edeceğini ve hekimlerin yanında olacağını sözlerine ekledi.
Balcı, Hekim Birliği Sendikası'nın, hekimlerin çalışma koşullarını iyileştirme, özlük haklarını geliştirme, sağlıkta şiddeti önleme, angarya nöbet ve icapları sona erdirme ve adil, güvenli bir sağlık sistemi kurma mücadelelerini sürdüreceğini belirtti. Üyelere seslenerek, Genel Başkan olarak görevde olduğu sürece hekim haklarını hukukun üstünlüğüyle savunmaya devam edeceğini, daha adil, güvenli ve çalışılabilir bir Türkiye hedefiyle emeklerini ortaya koyacaklarını ifade etti. Hiç kimsenin şüphe duymaması gerektiğini, sendikanın dün olduğu gibi bugün de dimdik ayakta olduğunu, görev başında ve hekimlerin yanında olduğunu söyledi. Birliğin önemine vurgu yaparak, ayrışmadan, yılmadan, korkmadan ve hukuktan sapmadan bir araya gelinmesi gerektiğini belirtti. Çünkü hekimin güçlü olmasının sağlık sistemini, hekimin güvende olmasının toplumu, hekimin hakkını almasının ise adaleti yerini bulacağını ifade etti.