Hürmüz Boğazı Açılıyor mu? ABD ve İran'dan Kritik Anlaşma Sinyali
Uluslararası diplomaside tansiyonu yükselten ve küresel enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkiye sahip olan Hürmüz Boğazı'nın geleceğine dair önemli gelişmeler yaşanıyor. Elde edilen bilgilere göre, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında, boğazın yeniden tam kapasiteyle ulaşıma açılmasını da içeren bir mutabakat zaptı imzalanması yönünde ciddi adımlar atıldı. Bu kritik anlaşmanın, önümüzdeki hafta düzenlenecek olan G7 liderler zirvesi öncesinde kamuoyuna duyurulması hedefleniyor. Tarafların, nihai bir anlaşma yerine, süreci başlatacak bir ön protokol üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.
Bloomberg ajansına konuşan ve konuya yakınlığıyla bilinen kaynaklar, İsviçre'nin Cenevre kentinin, bu potansiyel mutabakat zaptının imza töreni için en güçlü aday olduğunu belirtti. Ancak, İran tarafından henüz resmi bir onay açıklamasının gelmediği vurgulanıyor. Bu gecikmenin temel nedenlerinden birinin, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in teknolojik cihazları kullanmaması ve iletişimini yalnızca yazılı yollarla sürdürmesi olduğu öne sürülüyor. Bu durum, anlaşmanın Dini Liderlik tarafından onaylanması sürecini daha karmaşık hale getiriyor.
Diplomatik çevreler, geçmişte de benzer şekilde umut vadeden ancak somut sonuçlara ulaşamayan müzakere süreçlerinin yaşandığını hatırlatarak, bu yeni gelişme karşısında dikkatli bir iyimserlik çağrısında bulunuyor. Mutabakat zaptı taslağında yer alan en önemli maddelerin başında, Hürmüz Boğazı'nın kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaşıma açılması geliyor. Bunun yanı sıra, İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası denetimlerin sıkılaştırılması ve Tahran üzerindeki ekonomik yaptırımların kaldırılması da anlaşmanın diğer kilit unsurları arasında bulunuyor. İran'ın nükleer silahlanmaya yönelik bir adım atmayacağına dair güvence vermesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimlerini kabul etmesi bekleniyor.
Anlaşma sağlanırsa, İran'ın nükleer faaliyetlerinde yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun, sivil kullanıma uygun hale getirilmesi veya ülke dışına çıkarılması öngörülüyor. Ayrıca, Lübnan ve İsrail arasındaki çatışmaların sona ermesiyle birlikte 60 günlük bir ateşkesin uzatılması da planlar arasında yer alıyor. Bu anlaşmanın hayata geçmesi durumunda, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin 30 gün içinde normale dönmesi bekleniyor. Ancak İran'ın, boğazın kontrolünün tamamen 'bölgesel bir konu' olduğunu ve bu konuda herhangi bir taahhütte bulunmayacağını vurguladığı gelen bilgiler arasında. Tahran ve Umman arasında yürütülecek diyalog ve ortak karar alma süreçleriyle boğazın gelecekteki yönetiminin şekillendirileceği ifade ediliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, henüz kesin bir sonuca varılmadığını ancak savaşın sona erdirilmesine yönelik önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Ancak, son dönemde ABD tarafından gerçekleştirilen saldırıların müzakere sürecine zarar verdiğini de sözlerine ekledi. Diğer diplomatik kaynaklar ise İranlı müzakerecilerin anlaşma metnini kabul ettiğini ancak nihai onayın hala Dini Lider Hamaney'den alınması gerektiğini ifade etti. Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik olası hava saldırılarını iptal ettiğini duyurması ve ateşkesin uzatılmasına yönelik bir anlaşmanın tamamlanmak üzere olduğunu belirtmesi, küresel piyasalarda olumlu yankı buldu. Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatlarında bir düşüş eğilimi gözlenirken, borsalarda ise yükselişler yaşandı.